Übey b. Ka'b (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Mescit (hurma dallarından) bir çardak iken Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hurma kütüğüne doğru namaz kılar, hutbeyi de o kütüğe (dayanarak) okurdu. Ashabından bir adam: “Cuma günü üzerinde duracağın, insanların seni göreceği ve hutbeni onlara işittireceğin bir şey yapmamızı ister misin?” dedi. (Peygamber): “Evet” buyurdu. Bunun üzerine (adam) ona üç basamak yaptı; işte bunlar minberdeki (basamaklardır).
Minber yapılınca onu (bugün) bulunduğu yere koydular. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) minbere çıkmak istediğinde, üzerinde hutbe okuduğu kütüğün yanından geçti. Kütüğü geçince kütük inledi; öyle ki çatladı ve yarıldı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kütüğün sesini işitince (minberden) indi ve sakinleşinceye kadar onu eliyle sıvazladı. Sonra minbere döndü. Artık namaz kıldığında ona doğru kılardı.
Mescit yıkılıp değiştirilince o kütüğü Übey b. Ka'b aldı. Kütük, çürüyünceye kadar onun evinde kaldı; sonunda onu güve (ağaç kurdu) yedi ve ufalanıp toz hâline geldi.
Sünen-i İbn Mâce 1414, Kitap 5, Hadis 612