Uveymir liândan sonra Resûlullah emretmeden hanımından ayrıldı; bu, liânlaşan eşler hakkında sünnet oldu.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 2066, Kitap 10, Hadis 51
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Sa'd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Uveymir, Âsım b. Adî'ye gelip şöyle dedi: “Benim için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sor: Hanımının yanında bir adam bulup onu öldüren adam hakkında ne dersin? Ona karşılık öldürülür mü, yoksa ne yapar?” Âsım bunu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sordu; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu tür soruları ayıpladı. Sonra Uveymir onunla karşılaşıp: “Ne yaptın?” diye sordu. Âsım: “Yaptım; ama sen bana hayırlı bir şey getirmedin. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sordum, o soruları ayıpladı.” dedi. Uveymir: “Allah'a yemin ederim ki Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gidip ona soracağım.” dedi. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve onlar hakkında (âyet) indirilmiş olduğunu gördü. (Resûlullah) aralarında liân yaptırdı. Uveymir: “Allah'a yemin ederim ki ey Allah'ın Resûlü, onu (eşim olarak) alıp götürürsem ona iftira etmiş olurum.” dedi. (Sehl) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine emretmeden ondan ayrıldı; bu da liânlaşan eşler hakkında sünnet oldu. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu gözetleyin! Eğer çocuğu esmer, gözleri iri ve kapkara, kalçaları iri olarak doğurursa, ancak onun hakkında doğru söylediğini düşünürüm. Eğer sanki bir vahara (kırmızı bir kertenkele) gibi kızılca doğurursa onun ancak yalancı olduğunu düşünürüm.” (Sehl) dedi ki: Kadın çocuğu hoş görülmeyen vasıfta doğurdu.

Sünen-i İbn Mâce 2066, Kitap 10, Hadis 51

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ جَاءَ عُوَيْمِرٌ إِلَى عَاصِمِ بْنِ عَدِيٍّ فَقَالَ سَلْ لِي رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَرَأَيْتَ رَجُلاً وَجَدَ مَعَ امْرَأَتِهِ رَجُلاً فَقَتَلَهُ أَيُقْتَلُ بِهِ أَمْ كَيْفَ يَصْنَعُ فَسَأَلَ عَاصِمٌ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ ذَلِكَ فَعَابَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ الْمَسَائِلَ . ثُمَّ لَقِيَهُ عُوَيْمِرٌ فَسَأَلَهُ فَقَالَ مَا صَنَعْتَ فَقَالَ صَنَعْتُ أَنَّكَ لَمْ تَأْتِنِي بِخَيْرٍ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَعَابَ الْمَسَائِلَ فَقَالَ عُوَيْمِرٌ وَاللَّهِ لآتِيَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَلأَسْأَلَنَّهُ . فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَوَجَدَهُ قَدْ أُنْزِلَ عَلَيْهِ فِيهِمَا فَلاَعَنَ بَيْنَهُمَا فَقَالَ عُوَيْمِرٌ وَاللَّهِ لَئِنِ انْطَلَقْتُ بِهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ كَذَبْتُ عَلَيْهَا . قَالَ فَفَارَقَهَا قَبْلَ أَنْ يَأْمُرَهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَصَارَتْ سُنَّةً فِي الْمُتَلاَعِنَيْنِ ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " انْظُرُوهَا فَإِنْ جَاءَتْ بِهِ أَسْحَمَ أَدْعَجَ الْعَيْنَيْنِ عَظِيمَ الأَلْيَتَيْنِ فَلاَ أُرَاهُ إِلاَّ قَدْ صَدَقَ عَلَيْهَا وَإِنْ جَاءَتْ بِهِ أُحَيْمِرَ كَأَنَّهُ وَحَرَةٌ فَلاَ أُرَاهُ إِلاَّ كَاذِبًا " . قَالَ فَجَاءَتْ بِهِ عَلَى النَّعْتِ الْمَكْرُوهِ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 2066 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü