Bir şeye yemin edip başkasını daha hayırlı gördüğümde yeminimin keffâretini verir ve daha hayırlı olanı yaparım.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 2107, Kitap 11, Hadis 18
Sahih
Türkçe meal

Ebû Mûsâ el-Eş'arî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Eş'arîlerden bir toplulukla birlikte, binek istemek üzere Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'a yemin ederim ki sizi bindirmem; sizi bindireceğim bir şey de yanımda yok” buyurdu. Allah'ın dilediği kadar bekledik. Sonra (Resûlullah'a) develer getirildi; bize, hörgüçleri ak üç deve verilmesini emretti. Yola koyulduğumuzda birbirimize: “Binek istemek için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldik; bizi bindirmeyeceğine yemin etti, sonra bizi bindirdi. Bizi geri götürün” dedik. Ona geldik ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Sana binek istemeye gelmiştik, bizi bindirmeyeceğine yemin ettin, sonra bizi bindirdin” dedik. Şöyle buyurdu: “Allah'a yemin ederim ki sizi ben bindirmedim; sizi Allah bindirdi. Allah'a yemin ederim ki sizi ben bindirmedim; bilakis sizi Allah bindirdi. Allah'a yemin ederim ki ben –inşallah– bir şeye yemin edip de başkasını ondan daha hayırlı gördüğümde mutlaka yeminimin keffâretini verir ve daha hayırlı olanı yaparım.” Yahut: “Daha hayırlı olanı yapar ve yeminimin keffâretini veririm” buyurdu.

Sünen-i İbn Mâce 2107, Kitap 11, Hadis 18

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا غَيْلاَنُ بْنُ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ أَبِي مُوسَى، قَالَ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي رَهْطٍ مِنَ الأَشْعَرِيِّينَ نَسْتَحْمِلُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " وَاللَّهِ مَا أَحْمِلُكُمْ وَمَا عِنْدِي مَا أَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِ " . قَالَ فَلَبِثْنَا مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ أُتِيَ بِإِبِلٍ فَأَمَرَ لَنَا بِثَلاَثَةِ إِبِلٍ ذَوْدٍ غُرِّ الذُّرَى فَلَمَّا انْطَلَقْنَا قَالَ بَعْضُنَا لِبَعْضٍ أَتَيْنَا رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَسْتَحْمِلُهُ فَحَلَفَ أَلاَّ يَحْمِلَنَا ثُمَّ حَمَلَنَا ارْجِعُوا بِنَا . فَأَتَيْنَاهُ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا أَتَيْنَاكَ نَسْتَحْمِلُكَ فَحَلَفْتَ أَنْ لاَ تَحْمِلَنَا . ثُمَّ حَمَلْتَنَا فَقَالَ " وَاللَّهِ مَا أَنَا حَمَلْتُكُمْ فَإِنَّ اللَّهَ حَمَلَكُمْ وَاللَّهِ مَا أَنَا حَمَلْتُكُمْ بَلِ اللَّهُ حَمَلَكُمْ إِنِّي وَاللَّهِ إِنْ شَاءَ اللَّهُ لاَ أَحْلِفُ عَلَى يَمِينٍ فَأَرَى غَيْرَهَا خَيْرًا مِنْهَا إِلاَّ كَفَّرْتُ عَنْ يَمِينِي وَأَتَيْتُ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ " . أَوْ قَالَ " أَتَيْتُ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ وَكَفَّرْتُ عَنْ يَمِينِي " .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 2107 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü