Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd (radıyallahu anhümâ), Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şahitlik ederek şöyle rivayet ettiler:
(Resûlullah) şöyle buyurdu: “Kul 'Lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber (Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür)' dediğinde aziz ve celil olan Allah 'Kulum doğru söyledi; benden başka ilah yoktur ve ben en büyüğüm' buyurur. Kul 'Lâ ilâhe illallâhu vahdeh (Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir)' dediğinde (Allah) 'Kulum doğru söyledi; benden başka ilah yoktur, ben tekim' buyurur. 'Lâ ilâhe illallâhu lâ şerîke leh (Allah'tan başka ilah yoktur, O'nun ortağı yoktur)' dediğinde 'Kulum doğru söyledi; benden başka ilah yoktur ve benim ortağım yoktur' buyurur. 'Lâ ilâhe illallâhu lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamd (Allah'tan başka ilah yoktur, mülk O'nundur, hamd O'nadır)' dediğinde 'Kulum doğru söyledi; benden başka ilah yoktur, mülk benimdir, hamd banadır' buyurur. 'Lâ ilâhe illallâhu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh (Allah'tan başka ilah yoktur, güç ve kuvvet ancak Allah iledir)' dediğinde 'Kulum doğru söyledi; benden başka ilah yoktur, güç ve kuvvet ancak benimledir' buyurur.”
Ebû İshâk dedi ki: Sonra Eğarr bir şey söyledi, ben anlamadım. Ebû Ca'fer'e “Ne dedi?” diye sordum. O şöyle dedi: “Ölümü anında bu (sözler) kendisine nasip edilene ateş dokunmaz.”
Sünen-i İbn Mâce 3794, Kitap 33, Hadis 138