Hayır! Zalimin elini tutup onu hakka iyice boyun eğdirinceye kadar kurtuluş yoktur.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 4006, Kitap 36, Hadis 81
Zayıf
Türkçe meal

Ebû Ubeyde (b. Abdullah b. Mes'ûd) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İsrâiloğulları arasında (dinde) gevşeklik baş gösterince, adam kardeşini günah işlerken görür, onu bundan men ederdi. Ertesi gün olunca, ondan gördüğü şey onunla birlikte yiyip içmesine ve onunla düşüp kalkmasına engel olmazdı. Bunun üzerine Allah onların bir kısmının kalbini bir kısmınınkine benzetti ve onlar hakkında Kur'an indi. (Allah) şöyle buyurdu: ”İsrâiloğullarından inkâr edenler, Dâvûd'un ve Meryem oğlu Îsâ'nın diliyle lanetlendi...“ (Mâide 5/78) Şu âyete kadar okudu: ”Eğer onlar Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu fâsıktır.“ (Mâide 5/81)” (Râvi) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yaslanmış oturuyordu; doğrulup oturdu ve şöyle buyurdu: “Hayır! Zalimin elini tutup onu hakka iyice boyun eğdirinceye kadar (kurtuluş yoktur).”

Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti; (dedi ki:) Bize Ebû Dâvûd (et-Tayâlisî) -bunu bana yazdırarak- rivayet etti; (dedi ki:) Bize Muhammed b. Ebü'l-Vaddâh, Ali b. Bezîme'den, o Ebû Ubeyde'den, o Abdullah'tan (b. Mes'ûd), o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun aynısını rivayet etti.

Sünen-i İbn Mâce 4006, Kitap 36, Hadis 81

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ بَذِيمَةَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ بَنِي إِسْرَائِيلَ لَمَّا وَقَعَ فِيهِمُ النَّقْصُ كَانَ الرَّجُلُ يَرَى أَخَاهُ عَلَى الذَّنْبِ فَيَنْهَاهُ عَنْهُ فَإِذَا كَانَ الْغَدُ لَمْ يَمْنَعْهُ مَا رَأَى مِنْهُ أَنْ يَكُونَ أَكِيلَهُ وَشَرِيبَهُ وَخَلِيطَهُ فَضَرَبَ اللَّهُ قُلُوبَ بَعْضِهِمْ بِبَعْضٍ وَنَزَلَ فِيهِمُ الْقُرْآنُ فَقَالَ {لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُدَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ} حَتَّى بَلَغَ {وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالنَّبِيِّ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنَّ كَثِيرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ } " . قَالَ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُتَّكِئًا فَجَلَسَ وَقَالَ " لاَ حَتَّى تَأْخُذُوا عَلَى يَدَىِ الظَّالِمِ فَتَأْطِرُوهُ عَلَى الْحَقِّ أَطْرًا " .

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، - أَمْلاَهُ عَلَىَّ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي الْوَضَّاحِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ بَذِيمَةَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِمِثْلِهِ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 4006 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü