Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ye'cûc ve Me'cûc(ün seddi) açılır; Yüce Allah'ın buyurduğu gibi çıkarlar: ‘Onlar her tepeden akın ederler.’ (Enbiyâ 21/96) Yeryüzünü kaplarlar. Müslümanlar onlardan çekilir; öyle ki Müslümanların geri kalanı şehirlerinde ve kalelerinde kalır, hayvanlarını da yanlarına toplarlar. Hatta (Ye'cûc ve Me'cûc) bir ırmağa uğrar, onu içip içinde hiçbir şey bırakmazlar. Sonuncuları onların izinden geçer ve içlerinden biri: ‘Bu yerde bir zamanlar su vardı’ der. Yeryüzüne galip gelirler; sözcüleri: ‘İşte bunlar yeryüzü halkı; onlarla işimizi bitirdik. Şimdi mutlaka gök ehliyle çarpışacağız’ der. Hatta içlerinden biri mızrağını göğe doğru sallar, (mızrak) kana bulanmış olarak geri döner. ‘Gök ehlini öldürdük’ derler. Onlar bu hâldeyken Allah, çekirge kurtları gibi birtakım canlılar gönderir; (bunlar) onları boyunlarından yakalar, çekirge ölümü gibi birbirinin üzerine yığılarak ölürler. Müslümanlar sabahleyin onlardan hiçbir ses işitmezler. ‘Kendini (Allah için) feda edip ne yaptıklarına bakacak bir adam yok mu?’ derler. İçlerinden, onların kendisini öldürmesini göze almış bir adam (kaleden) iner, onları ölü bulur ve onlara: ‘Müjde! Düşmanınız helak oldu’ diye seslenir. İnsanlar çıkar ve hayvanlarını salıverirler. Hayvanların onların etlerinden başka otlağı olmaz; bunlarla, rastladıkları en güzel bitkiyle besi aldıklarından daha güzel besi alırlar.”
Sünen-i İbn Mâce 4079, Kitap 36, Hadis 154