Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Biz Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındayken Hâşimoğullarından birkaç genç çıkageldi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onları görünce gözleri yaşlarla doldu ve rengi değişti. Ben: “Yüzünde hoşlanmadığımız bir şey görüp duruyoruz” dedim. Şöyle buyurdu: “Biz, Allah'ın bizim için âhireti dünyaya tercih ettiği bir ev halkıyız. Benim ehl-i beytim benden sonra belaya, sürgüne ve kovulmaya uğrayacaklar. Nihayet doğu tarafından beraberlerinde siyah sancaklar bulunan bir kavim gelecek. Hayrı isteyecekler, fakat onlara verilmeyecek. Savaşacaklar ve zafere erecekler; istedikleri onlara verilecek, fakat onu kabul etmeyecekler. Sonunda onu (yönetimi) ehl-i beytimden bir adama teslim edecekler. O da (yeryüzünü), (öncekiler) zulümle doldurdukları gibi adaletle dolduracak. Sizden kim buna yetişirse, buz üzerinde emekleyerek de olsa onlara gelsin.”
Sünen-i İbn Mâce 4082, Kitap 36, Hadis 157