Türkçe meal
İrbâd b. Sâriye (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize, gözlerin yaş döktüğü, kalplerin ürperdiği bir öğüt verdi. “Ey Allah'ın Resûlü! Bu, vedalaşan birinin öğüdüdür; bize ne vasiyet edersin?” dedik. Şöyle buyurdu: “Sizi gecesi gündüzü gibi olan apaydınlık (bir yol) üzere bıraktım; benden sonra ondan ancak helâk olan sapar. Sizden kim yaşarsa pek çok ihtilaf görecektir. O zaman sünnetimden ve doğru yolda olan, doğru yola iletilmiş halifelerin sünnetinden bildiklerinize sarılın; ona azı dişlerinizle sımsıkı tutunun. Habeşî bir köle bile olsa (başınızdakine) itaat edin. Çünkü mümin, burnu yaralı (yularlı) deve gibidir; nereye çekilirse oraya boyun eğer.”
Sünen-i İbn Mâce 43, Mukaddime, Hadis 43