Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim! Siz ashabımsınız; kardeşlerim benden sonra gelecek olanlardır.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 4306, Kitap 37, Hadis 207
Sahih
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kabristana geldi, kabristan(dakiler)e selam verdi ve şöyle buyurdu: “Ey müminler topluluğunun yurdu! Selam üzerinize olsun. İnşallah (Allah Teâlâ dilerse) biz de size katılacağız.” Sonra şöyle buyurdu: “Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim!” (Ashab): “Ey Allah'ın Resûlü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?” dediler. Şöyle buyurdu: “Siz benim ashabımsınız. Kardeşlerim ise benden sonra gelecek olanlardır. Ben de havzın başında sizin öncünüzüm.” “Ey Allah'ın Resûlü! Ümmetinden (henüz) gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın?” dediler. Şöyle buyurdu: “Ne dersiniz, bir adamın simsiyah atlar arasında alnı ve ayakları beyaz atları olsa onları tanımaz mı?” “Evet (tanır)” dediler. Şöyle buyurdu: “İşte onlar da kıyamet günü abdestin izlerinden dolayı alınları ve el-ayakları parlak olarak gelecekler.” (Ve) şöyle buyurdu: “Ben havzın başında onların öncüsüyüm.” Sonra şöyle buyurdu: “Dikkat edin! Yolunu kaybetmiş devenin kovulduğu gibi bazı adamlar mutlaka havzımdan kovulacaktır. Ben onlara: ‘Haydi, gelin!’ diye seslenirim. Bunun üzerine: ‘Onlar senden sonra (dini) değiştirdiler ve gerisin geri dönmeye devam ettiler’ denilir. Ben de: ‘Uzak olsunlar, uzak olsunlar!’ derim.”

Sünen-i İbn Mâce 4306, Kitap 37, Hadis 207

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ أَتَى الْمَقْبَرَةَ فَسَلَّمَ عَلَى الْمَقْبَرَةِ فَقَالَ " السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ تَعَالَى بِكُمْ لاَحِقُونَ " . ثُمَّ قَالَ " وَدِدْتُ أَنَّا قَدْ رَأَيْنَا إِخْوَانَنَا " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَوَلَسْنَا إِخْوَانَكَ قَالَ " أَنْتُمْ أَصْحَابِي وَإِخْوَانِي الَّذِينَ يَأْتُونَ مِنْ بَعْدِي وَأَنَا فَرَطُكُمْ عَلَى الْحَوْضِ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَعْرِفُ مَنْ لَمْ يَأْتِ مِنْ أُمَّتِكَ قَالَ " أَرَأَيْتُمْ لَوْ أَنَّ رَجُلاً لَهُ خَيْلٌ غُرٌّ مُحَجَّلَةٌ بَيْنَ ظَهْرَانَىْ خَيْلٍ دُهْمٍ بُهْمٍ أَلَمْ يَكُنْ يَعْرِفُهَا " . قَالُوا بَلَى . قَالَ " فَإِنَّهُمْ يَأْتُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ غُرًّا مُحَجَّلِينَ مِنْ آثَارِ الْوُضُوءِ " . قَالَ " أَنَا فَرَطُهُمْ عَلَى الْحَوْضِ " . ثُمَّ قَالَ أَلاَ لَيُذَادَنَّ رِجَالٌ عَنْ حَوْضِي كَمَا يُذَادُ الْبَعِيرُ الضَّالُّ فَأُنَادِيهِمْ أَلاَ هَلُمُّوا . فَيُقَالُ إِنَّهُمْ قَدْ بَدَّلُوا بَعْدَكَ وَلَمْ يَزَالُوا يَرْجِعُونَ عَلَى أَعْقَابِهِمْ . فَأَقُولُ أَلاَ سُحْقًا سُحْقًا " .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 4306 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü