Allah'a selam olsun demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir. Oturduğunuzda Et-tahiyyâtü lillâhi deyin.

Kaynak
Sünen-i İbn Mâce 899, Kitap 5, Hadis 97
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'le (sallallahu aleyhi ve sellem) birlikte namaz kıldığımızda (oturuşta): “Allah'a, kullarından önce selam olsun; Cebrâil'e ve Mîkâil'e selam olsun; falana ve falana selam olsun” derdik; meleklerden bahsediyorlardı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bizi işitti ve şöyle buyurdu: “'Allah'a selam olsun' demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir. Oturduğunuzda şöyle deyin: 'Et-tahiyyâtü lillâhi ve's-salavâtü ve't-tayyibât. Es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh. Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn' (Bütün tazimler, dualar ve güzel sözler Allah'a mahsustur. Ey Peygamber! Selam, Allah'ın rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah'ın sâlih kullarının üzerine olsun). Kişi bunu söylediğinde (bu selam) gökte ve yerde bulunan her sâlih kula ulaşır. (Sonra şöyle desin:) 'Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh' (Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim; Muhammed'in de O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim).”

Bize Muhammed b. Yahyâ rivayet etti; (dedi ki:) Bize Abdürrezzâk rivayet etti; (dedi ki:) Bize Sevrî, Mansûr, A'meş, Husayn, Ebû Hâşim ve Hammâd'dan, onlar Ebû Vâil'den; ayrıca Ebû İshâk'tan, o da Esved ve Ebü'l-Ahvas'tan, onlar da Abdullah b. Mes'ûd'dan, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzerini haber verdi.

Bize Muhammed b. Ma'mer rivayet etti; (dedi ki:) Bize Kabîsa rivayet etti; (dedi ki:) Bize Süfyân, A'meş, Mansûr ve Husayn'dan, onlar Ebû Vâil'den, o da Abdullah b. Mes'ûd'dan haber verdi. (Kabîsa) dedi ki: Bize Süfyân da Ebû İshâk'tan, o da Ebû Ubeyde, Esved ve Ebü'l-Ahvas'tan, onlar da Abdullah b. Mes'ûd'dan rivayet etti ki Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara teşehhüdü öğretirdi. (Râvi) bunun benzerini zikretti.

Sünen-i İbn Mâce 899, Kitap 5, Hadis 97

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ كُنَّا إِذَا صَلَّيْنَا مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قُلْنَا السَّلاَمُ عَلَى اللَّهِ قَبْلَ عِبَادِهِ السَّلاَمُ عَلَى جِبْرَائِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَعَلَى فُلاَنٍ وَفُلاَنٍ . يَعْنُونَ الْمَلاَئِكَةَ . فَسَمِعَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " لاَ تَقُولُوا السَّلاَمُ عَلَى اللَّهِ فَإِنَّ اللَّهَ هُوَ السَّلاَمُ فَإِذَا جَلَسْتُمْ فَقُولُوا التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ فَإِنَّهُ إِذَا قَالَ ذَلِكَ أَصَابَتْ كُلَّ عَبْدٍ صَالِحٍ فِي السَّمَاءِ وَالأَرْضِ . أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ " .
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا الثَّوْرِيُّ، عَنْ مَنْصُورٍ، وَالأَعْمَشِ، وَحُصَيْنٍ، وَأَبِي، هَاشِمٍ وَحَمَّادٍ عَنْ أَبِي وَائِلٍ، وَعَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، وَأَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَحْوَهُ .
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، وَمَنْصُورٍ، وَحُصَيْنٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، وَالأَسْوَدِ، وَأَبِي الأَحْوَصِ،
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُعَلِّمُهُمُ التَّشَهُّدَ. فَذَكَرَ نَحْوَهُ .

Hata bildir

Sünen-i İbn Mâce 899 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü