İstemek ancak üç kişiye helaldir: Borç yüklenen, malı afetle yok olan ve yoksulluğu tanıklarla sabit olan.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1044, Kitap 12, Hadis 141
Türkçe meal

Kabîsa b. Muhârik el-Hilâlî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Başkası adına) bir borç yüklendim ve onun hakkında (yardım) istemek için Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim. “Bize zekât (malı) gelinceye kadar kal; sana ondan verilmesini emredelim” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Ey Kabîsa! İstemek ancak üç kişiden birine helaldir: (Başkası adına) bir borç yüklenen adam; ona, onu ödeyinceye kadar istemek helal olur, sonra (istemekten) el çeker. Malını silip süpüren bir afete uğrayan adam; ona, geçimini ayakta tutacak —ya da geçimini karşılayacak— bir şey elde edinceye kadar istemek helal olur. Bir de yoksulluğa düşen ve kavminden akıl sahibi üç kişinin 'Falan kişiye gerçekten yoksulluk isabet etti' diye şahitlik ettiği adam; ona da geçimini ayakta tutacak —ya da karşılayacak— bir şey elde edinceye kadar istemek helal olur. Ey Kabîsa! Bunların dışındaki istemek haramdır; onu yapan haram yemiş olur.”

Sahîh-i Müslim 1044, Kitap 12, Hadis 141

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، كِلاَهُمَا عَنْ حَمَّادِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ هَارُونَ بْنِ رِيَابٍ، حَدَّثَنِي كِنَانَةُ بْنُ نُعَيْمٍ الْعَدَوِيُّ، عَنْ قَبِيصَةَ بْنِ، مُخَارِقٍ الْهِلاَلِيِّ قَالَ تَحَمَّلْتُ حَمَالَةً فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَسْأَلُهُ فِيهَا فَقَالَ " أَقِمْ حَتَّى تَأْتِيَنَا الصَّدَقَةُ فَنَأْمُرَ لَكَ بِهَا " . قَالَ ثُمَّ قَالَ " يَا قَبِيصَةُ إِنَّ الْمَسْأَلَةَ لاَ تَحِلُّ إِلاَّ لأَحَدِ ثَلاَثَةٍ رَجُلٍ تَحَمَّلَ حَمَالَةً فَحَلَّتْ لَهُ الْمَسْأَلَةُ حَتَّى يُصِيبَهَا ثُمَّ يُمْسِكُ وَرَجُلٍ أَصَابَتْهُ جَائِحَةٌ اجْتَاحَتْ مَالَهُ فَحَلَّتْ لَهُ الْمَسْأَلَةُ حَتَّى يُصِيبَ قِوَامًا مِنْ عَيْشٍ - أَوْ قَالَ سِدَادًا مِنْ عَيْشٍ - وَرَجُلٍ أَصَابَتْهُ فَاقَةٌ حَتَّى يَقُومَ ثَلاَثَةٌ مِنْ ذَوِي الْحِجَا مِنْ قَوْمِهِ لَقَدْ أَصَابَتْ فُلاَنًا فَاقَةٌ فَحَلَّتْ لَهُ الْمَسْأَلَةُ حَتَّى يُصِيبَ قِوَامًا مِنْ عَيْشٍ - أَوْ قَالَ سِدَادًا مِنْ عَيْشٍ - فَمَا سِوَاهُنَّ مِنَ الْمَسْأَلَةِ يَا قَبِيصَةُ سُحْتًا يَأْكُلُهَا صَاحِبُهَا سُحْتًا " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1044 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü