Ebü'l-Melîh şöyle rivayet etti:
(Ebû Kılâbe'ye:) Babanla birlikte Abdullah b. Amr'ın yanına girdik; bize şöyle anlattı: Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) benim orucum anıldı. Yanıma girdi; ona içi lif dolu deriden bir yastık attım. O yere oturdu; yastık benimle onun arasında kaldı. Bana: “Her aydan üç gün sana yetmez mi?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü!” dedim. “Beş” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü!” dedim. “Yedi” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü!” dedim. “Dokuz” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü!” dedim. “On bir” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü!” dedim. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Dâvûd'un orucunun üstünde oruç yoktur; yılın yarısıdır: Bir gün oruç tutmak, bir gün tutmamak” buyurdu.
Sahîh-i Müslim 1159m, Kitap 13, Hadis 247
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الْمَلِيحِ، قَالَ دَخَلْتُ مَعَ أَبِيكَ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو فَحَدَّثَنَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذُكِرَ لَهُ صَوْمِي فَدَخَلَ عَلَىَّ فَأَلْقَيْتُ لَهُ وِسَادَةً مِنْ أَدَمٍ حَشْوُهَا لِيفٌ فَجَلَسَ عَلَى الأَرْضِ وَصَارَتِ الْوِسَادَةُ بَيْنِي وَبَيْنَهُ فَقَالَ لِي " أَمَا يَكْفِيكَ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ثَلاَثَةُ أَيَّامٍ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " خَمْسًا " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " سَبْعًا " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " تِسْعًا " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " أَحَدَ عَشَرَ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ صَوْمَ فَوْقَ صَوْمِ دَاوُدَ شَطْرُ الدَّهْرِ صِيَامُ يَوْمٍ وَإِفْطَارُ يَوْمٍ " .