Resûlullah Safiyye'yi âzat edip onunla evlendi; âzadını mehir yaptı ve hays ile düğün yemeği verdi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1365c, Kitap 16, Hadis 99
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hayber'e gazveye çıktı. Hayber'in yanında sabah namazını alaca karanlıkta kıldık. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) bindi, Ebû Talha da bindi; ben de Ebû Talha'nın terkisindeydim. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) Hayber'in sokaklarında (bineğini) koşturdu; dizim Allah'ın Peygamberi'nin uyluğuna değiyordu. İzâr Allah'ın Peygamberi'nin uyluğundan açıldı; Allah'ın Peygamberi'nin uyluğunun beyazlığını görüyordum. Kasabaya girince üç defa: “Allahu ekber! Hayber harap oldu. Biz bir kavmin sahasına indiğimizde uyarılanların sabahı ne kötü olur!” buyurdu. Halk işlerine çıkmıştı. “Vallahi Muhammed!” dediler. —Abdülazîz dedi ki: Arkadaşlarımızdan bazısı: “Muhammed ve ordu!” dedi.— Orayı zorla aldık; esirler toplandı. Dihye gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Esirlerden bana bir cariye ver” dedi. “Git, bir cariye al” buyurdu. Safiyye bint Huyey'i aldı. Bir adam Allah'ın Peygamberi'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Peygamberi! Kurayza ve Nadîr'in efendisi Huyey'in kızı Safiyye'yi Dihye'ye verdin; o ancak sana yakışır” dedi. “Onu getirsin” buyurdu. Onu getirdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona bakınca (Dihye'ye): “Esirlerden ondan başka bir cariye al” buyurdu. Onu âzat edip onunla evlendi.

Sâbit ona: “Ey Ebû Hamza! Ona ne mehir verdi?” dedi. “Kendisini (mehir verdi); onu âzat edip onunla evlendi” dedi. Yolda iken Ümmü Süleym onu (gelin olarak) hazırladı ve gece ona gönderdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) damat olarak sabahladı ve: “Kimin yanında bir şey varsa getirsin” buyurdu. Bir deri sofra serdi. Kimi keş, kimi hurma, kimi de yağ getirmeye başladı; (bunlarla) hays yaptılar. İşte bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) düğün yemeği oldu.

Sahîh-i Müslim 1365c, Kitap 16, Hadis 99

Arapça metin
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَزَا خَيْبَرَ قَالَ فَصَلَّيْنَا عِنْدَهَا صَلاَةَ الْغَدَاةِ بِغَلَسٍ فَرَكِبَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَكِبَ أَبُو طَلْحَةَ وَأَنَا رَدِيفُ أَبِي طَلْحَةَ فَأَجْرَى نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي زُقَاقِ خَيْبَرَ وَإِنَّ رُكْبَتِي لَتَمَسُّ فَخِذَ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَانْحَسَرَ الإِزَارُ عَنْ فَخِذِ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِنِّي لأَرَى بَيَاضَ فَخِذِ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا دَخَلَ الْقَرْيَةَ قَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ خَرِبَتْ خَيْبَرُ إِنَّا إِذَا نَزَلْنَا بِسَاحَةِ قَوْمٍ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِينَ " . قَالَهَا ثَلاَثَ مَرَّاتٍ قَالَ وَقَدْ خَرَجَ الْقَوْمُ إِلَى أَعْمَالِهِمْ فَقَالُوا مُحَمَّدٌ وَاللَّهِ . قَالَ عَبْدُ الْعَزِيزِ وَقَالَ بَعْضُ أَصْحَابِنَا مُحَمَّدٌ وَالْخَمِيسُ . قَالَ وَأَصَبْنَاهَا عَنْوَةً وَجُمِعَ السَّبْىُ فَجَاءَهُ دِحْيَةُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَعْطِنِي جَارِيَةً مِنَ السَّبْىِ . فَقَالَ " اذْهَبْ فَخُذْ جَارِيَةً " . فَأَخَذَ صَفِيَّةَ بِنْتَ حُيَىٍّ فَجَاءَ رَجُلٌ إِلَى نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَعْطَيْتَ دِحْيَةَ صَفِيَّةَ بِنْتَ حُيَىٍّ سَيِّدِ قُرَيْظَةَ وَالنَّضِيرِ مَا تَصْلُحُ إِلاَّ لَكَ . قَالَ " ادْعُوهُ بِهَا " . قَالَ فَجَاءَ بِهَا فَلَمَّا نَظَرَ إِلَيْهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " خُذْ جَارِيَةً مِنَ السَّبْىِ غَيْرَهَا " . قَالَ وَأَعْتَقَهَا وَتَزَوَّجَهَا . فَقَالَ لَهُ ثَابِتٌ يَا أَبَا حَمْزَةَ مَا أَصْدَقَهَا قَالَ نَفْسَهَا أَعْتَقَهَا وَتَزَوَّجَهَا حَتَّى إِذَا كَانَ بِالطَّرِيقِ جَهَّزَتْهَا لَهُ أُمُّ سُلَيْمٍ فَأَهْدَتْهَا لَهُ مِنَ اللَّيْلِ فَأَصْبَحَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَرُوسًا فَقَالَ " مَنْ كَانَ عِنْدَهُ شَىْءٌ فَلْيَجِئْ بِهِ " قَالَ وَبَسَطَ نِطَعًا قَالَ فَجَعَلَ الرَّجُلُ يَجِيءُ بِالأَقِطِ وَجَعَلَ الرَّجُلُ يَجِيءُ بِالتَّمْرِ وَجَعَلَ الرَّجُلُ يَجِيءُ بِالسَّمْنِ فَحَاسُوا حَيْسًا . فَكَانَتْ وَلِيمَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1365 c metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü