Resûlullah, mehir olarak bir şeyi olmayan adamı bildiği Kur'an'ı öğretmesi karşılığında evlendirdi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1425a, Kitap 16, Hadis 89
Türkçe meal

Sehl b. Sa'd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir kadın Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Kendimi sana hibe etmeye geldim” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona baktı; bakışını yukarı kaldırıp indirdi, sonra başını eğdi. Kadın onun kendisi hakkında bir karar vermediğini görünce oturdu. Ashâbından bir adam kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Senin ona ihtiyacın yoksa onu benimle evlendir” dedi. “Yanında (mehir olarak verecek) bir şey var mı?” buyurdu. “Hayır, vallahi ey Allah'ın Resûlü” dedi. “Ailene git, bak bakalım bir şey bulabilecek misin?” buyurdu. Gitti, sonra dönüp: “Hayır, vallahi bir şey bulamadım” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bak, demirden bir yüzük bile olsa” buyurdu. Gitti, sonra dönüp: “Hayır, vallahi ey Allah'ın Resûlü, demirden bir yüzük bile (yok). Fakat şu izârım var —Sehl: ”Onun ridâsı yoktu“ dedi— yarısı onun olsun” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “İzârını ne yapacaksın? Sen giyersen onun üzerinde ondan bir şey olmaz; o giyerse senin üzerinde ondan bir şey olmaz” buyurdu. Adam oturdu; oturması uzayınca kalktı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu dönüp giderken gördü; çağrılmasını emretti, çağrıldı. Gelince: “Kur'an'dan neyi biliyorsun?” buyurdu. “Şu sûreyi, şu sûreyi biliyorum” dedi ve onları saydı. “Onları ezbere okuyabiliyor musun?” buyurdu. “Evet” dedi. “Git; bildiğin Kur'an karşılığında onu sana nikâhladım” buyurdu. Bu, İbn Ebû Hâzim'in hadisidir; Ya'kûb'un hadisi lafızda buna yakındır.

Sahîh-i Müslim 1425a, Kitap 16, Hadis 89

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، السَّاعِدِيِّ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَهَبُ لَكَ نَفْسِي . فَنَظَرَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَعَّدَ النَّظَرَ فِيهَا وَصَوَّبَهُ ثُمَّ طَأْطَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ فَلَمَّا رَأَتِ الْمَرْأَةُ أَنَّهُ لَمْ يَقْضِ فِيهَا شَيْئًا جَلَسَتْ فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ فَزَوِّجْنِيهَا . فَقَالَ " فَهَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ " . فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " اذْهَبْ إِلَى أَهْلِكَ فَانْظُرْ هَلْ تَجِدُ شَيْئًا " . فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " انْظُرْ وَلَوْ خَاتِمًا مِنْ حَدِيدٍ " . فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ . فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ خَاتِمًا مِنْ حَدِيدٍ . وَلَكِنْ هَذَا إِزَارِي - قَالَ سَهْلٌ مَا لَهُ رِدَاءٌ - فَلَهَا نِصْفُهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا تَصْنَعُ بِإِزَارِكَ إِنْ لَبِسْتَهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ وَإِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ مِنْهُ شَىْءٌ " . فَجَلَسَ الرَّجُلُ حَتَّى إِذَا طَالَ مَجْلِسُهُ قَامَ فَرَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِيَ فَلَمَّا جَاءَ قَالَ " مَاذَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " . قَالَ مَعِي سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا - عَدَّدَهَا . فَقَالَ " تَقْرَؤُهُنَّ عَنْ ظَهْرِ قَلْبِكَ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " اذْهَبْ فَقَدْ مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " . هَذَا حَدِيثُ ابْنِ أَبِي حَازِمٍ وَحَدِيثُ يَعْقُوبَ يُقَارِبُهُ فِي اللَّفْظِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1425 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü