Kocası ölen hamile kadının iddeti doğumla sona erer.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1484, Kitap 18, Hadis 70
Türkçe meal

Sübey'a bint el-Hâris el-Eslemiyye (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

(Abdullah b. Utbe, Ömer b. Abdullah b. el-Erkam'a Sübey'a'nın yanına girip ona hadisini ve Resûlullah'ın fetva sorduğunda ona ne dediğini sormasını yazdı; Ömer de ona Sübey'a'nın şunları anlattığını yazdı:) O, Âmir b. Lüey oğullarından olup Bedir'e katılanlardan Sa'd b. Havle'nin nikâhı altındaydı. Sa'd, Vedâ haccında, o hamile iken vefat etti. Vefatından kısa bir süre sonra doğum yaptı. Lohusalığından temizlenince evlenmek isteyenler için süslendi. Abdüddâr oğullarından Ebü's-Senâbil b. Ba'kek yanına girip: “Ne oluyor da seni süslenmiş görüyorum? Herhalde evlenmeyi umuyorsun. Vallahi üzerinden dört ay on gün geçmedikçe evlenemezsin” dedi. Sübey'a dedi ki: Bana bunu söyleyince akşam olunca elbiselerimi giyip Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim ve bunu ona sordum. Bana, doğum yaptığım anda (iddetten) çıktığıma fetva verdi ve dilersem evlenmemi emretti. İbn Şihâb dedi ki: Kadının kanı devam etse bile doğum yapınca evlenmesinde bir sakınca görmüyorum; ancak temizleninceye kadar kocası ona yaklaşmaz.

Sahîh-i Müslim 1484, Kitap 18, Hadis 70

Arapça metin
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَتَقَارَبَا فِي اللَّفْظِ - قَالَ حَرْمَلَةُ حَدَّثَنَا وَقَالَ أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، - حَدَّثَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ أَبَاهُ، كَتَبَ إِلَى عُمَرَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَرْقَمِ الزُّهْرِيِّ يَأْمُرُهُ أَنْ يَدْخُلَ، عَلَى سُبَيْعَةَ بِنْتِ الْحَارِثِ الأَسْلَمِيَّةِ فَيَسْأَلَهَا عَنْ حَدِيثِهَا وَعَمَّا قَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ اسْتَفْتَتْهُ فَكَتَبَ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ يُخْبِرُهُ أَنَّ سُبَيْعَةَ أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا كَانَتْ تَحْتَ سَعْدِ ابْنِ خَوْلَةَ وَهُوَ فِي بَنِي عَامِرِ بْنِ لُؤَىٍّ وَكَانَ مِمَّنْ شَهِدَ بَدْرًا فَتُوُفِّيَ عَنْهَا فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ وَهْىَ حَامِلٌ فَلَمْ تَنْشَبْ أَنْ وَضَعَتْ حَمْلَهَا بَعْدَ وَفَاتِهِ فَلَمَّا تَعَلَّتْ مِنْ نِفَاسِهَا تَجَمَّلَتْ لِلْخُطَّابِ فَدَخَلَ عَلَيْهَا أَبُو السَّنَابِلِ بْنُ بَعْكَكٍ - رَجُلٌ مِنْ بَنِي عَبْدِ الدَّارِ - فَقَالَ لَهَا مَا لِي أَرَاكِ مُتَجَمِّلَةً لَعَلَّكِ تَرْجِينَ النِّكَاحَ إِنَّكِ وَاللَّهِ مَا أَنْتِ بِنَاكِحٍ حَتَّى تَمُرَّ عَلَيْكِ أَرْبَعَةُ أَشْهُرٍ وَعَشْرٌ . قَالَتْ سُبَيْعَةُ فَلَمَّا قَالَ لِي ذَلِكَ جَمَعْتُ عَلَىَّ ثِيَابِي حِينَ أَمْسَيْتُ فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلْتُهُ عَنْ ذَلِكَ فَأَفْتَانِي بِأَنِّي قَدْ حَلَلْتُ حِينَ وَضَعْتُ حَمْلِي وَأَمَرَنِي بِالتَّزَوُّجِ إِنْ بَدَا لِي . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَلاَ أَرَى بَأْسًا أَنْ تَتَزَوَّجَ حِينَ وَضَعَتْ وَإِنْ كَانَتْ فِي دَمِهَا غَيْرَ أَنْ لاَ يَقْرَبُهَا زَوْجُهَا حَتَّى تَطْهُرَ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1484 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü