Muhâbere, müzâbene ve muhâkale yasaktır; Câbir bunların anlamını açıkladı.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1536e, Kitap 21, Hadis 109
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) muhâbereyi, muhâkaleyi, müzâbeneyi ve meyvenin yenecek hâle gelmeden satılmasını yasakladı. (Meyve) ancak dirhem ve dinar karşılığında satılır; arâyâ müstesnadır. Atâ dedi ki: Câbir bunları bize şöyle açıkladı: Muhâbere, kişinin boş bir araziyi başka birine vermesi, onun da masrafını yapıp sonra (karşılığında) üründen almasıdır. Müzâbene, ağaçtaki taze hurmanın ölçekle kuru hurma karşılığında satılmasıdır. Ekindeki muhâkale de buna benzer: Ayaktaki ekinin ölçekle tane karşılığında satılmasıdır.

Sahîh-i Müslim 1536e, Kitap 21, Hadis 109

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ الْجَزَرِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ، جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرَةِ حَتَّى تُطْعِمَ وَلاَ تُبَاعُ إِلاَّ بِالدَّرَاهِمِ وَالدَّنَانِيرِ إِلاَّ الْعَرَايَا . قَالَ عَطَاءٌ فَسَّرَ لَنَا جَابِرٌ قَالَ أَمَّا الْمُخَابَرَةُ فَالأَرْضُ الْبَيْضَاءُ يَدْفَعُهَا الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ فَيُنْفِقُ فِيهَا ثُمَّ يَأْخُذُ مِنَ الثَّمَرِ . وَزَعَمَ أَنَّ الْمُزَابَنَةَ بَيْعُ الرُّطَبِ فِي النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً . وَالْمُحَاقَلَةُ فِي الزَّرْعِ عَلَى نَحْوِ ذَلِكَ يَبِيعُ الزَّرْعَ الْقَائِمَ بِالْحَبِّ كَيْلاً .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1536 e metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü