Helal ve haram bellidir; şüphelilerden sakınan dinini korur; bedenin düzgünlüğü kalbe bağlıdır.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1599a, Kitap 22, Hadis 133
Türkçe meal

Nu'mân b. Beşîr (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

(Nu'mân iki parmağını kulaklarına götürerek:) Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Helal bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında insanların çoğunun bilmediği şüpheli şeyler vardır. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa dinini ve ırzını korumuş olur. Kim şüpheli şeylere düşerse harama düşer; tıpkı koruluğun etrafında (hayvan) otlatan çobanın, neredeyse (hayvanlarını) onun içinde otlatacak olması gibi. Dikkat edin! Her hükümdarın bir koruluğu vardır. Dikkat edin! Allah'ın koruluğu haram kıldığı şeylerdir. Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır; o düzgün olursa bütün beden düzgün olur, o bozulursa bütün beden bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.”

Sahîh-i Müslim 1599a, Kitap 22, Hadis 133

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ وَأَهْوَى النُّعْمَانُ بِإِصْبَعَيْهِ إِلَى أُذُنَيْهِ " إِنَّ الْحَلاَلَ بَيِّنٌ وَإِنَّ الْحَرَامَ بَيِّنٌ وَبَيْنَهُمَا مُشْتَبِهَاتٌ لاَ يَعْلَمُهُنَّ كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ فَمَنِ اتَّقَى الشُّبُهَاتِ اسْتَبْرَأَ لِدِينِهِ وَعِرْضِهِ وَمَنْ وَقَعَ فِي الشُّبُهَاتِ وَقَعَ فِي الْحَرَامِ كَالرَّاعِي يَرْعَى حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكُ أَنْ يَرْتَعَ فِيهِ أَلاَ وَإِنَّ لِكُلِّ مَلِكٍ حِمًى أَلاَ وَإِنَّ حِمَى اللَّهِ مَحَارِمُهُ أَلاَ وَإِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ أَلاَ وَهِيَ الْقَلْبُ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1599 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü