Urve şöyle rivayet etti:
Ervâ bint Üveys, Saîd b. Zeyd'in kendi arazisinden bir şey aldığını iddia etti ve onu Mervân b. el-Hakem'e şikâyet etti. Saîd: “Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiğim şeyden sonra ben mi onun arazisinden bir şey alacağım?” dedi. (Mervân): “Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) ne işittin?” dedi. “Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: 'Kim zulmederek yerden bir karış alırsa, yedi kat yere kadar boynuna dolanır'” dedi. Mervân ona: “Bundan sonra senden delil istemem” dedi. (Saîd): “Allah'ım! Eğer yalan söylüyorsa gözünü kör et ve onu kendi arazisinde öldür” dedi. (Urve) dedi ki: (Kadın) gözü görmez hâle gelmeden ölmedi. Sonra kendi arazisinde yürürken bir çukura düştü ve öldü.
Sahîh-i Müslim 1610c, Kitap 22, Hadis 173
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ أَرْوَى بِنْتَ أُوَيْسٍ، ادَّعَتْ عَلَى سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ أَنَّهُ أَخَذَ شَيْئًا مِنْ أَرْضِهَا فَخَاصَمَتْهُ إِلَى مَرْوَانَ بْنِ الْحَكَمِ . فَقَالَ سَعِيدٌ أَنَا كُنْتُ آخُذُ مِنْ أَرْضِهَا شَيْئًا بَعْدَ الَّذِي سَمِعْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَمَا سَمِعْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ أَخَذَ شِبْرًا مِنَ الأَرْضِ ظُلْمًا طُوِّقَهُ إِلَى سَبْعِ أَرَضِينَ " . فَقَالَ لَهُ مَرْوَانُ لاَ أَسْأَلُكَ بَيِّنَةً بَعْدَ هَذَا . فَقَالَ اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ كَاذِبَةً فَعَمِّ بَصَرَهَا وَاقْتُلْهَا فِي أَرْضِهَا . قَالَ فَمَا مَاتَتْ حَتَّى ذَهَبَ بَصَرُهَا ثُمَّ بَيْنَا هِيَ تَمْشِي فِي أَرْضِهَا إِذْ وَقَعَتْ فِي حُفْرَةٍ فَمَاتَتْ .