Namaz vakti geldi, peygamberlere imam oldum; cehennemin bekçisi Mâlik bana önce selâm verdi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 172, Kitap 1, Hadis 335
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kendimi Hicr'de gördüm; Kureyş bana gece yürüyüşümü (isrâmı) soruyordu. Bana Beytü'l-Makdis'ten, (aklımda) iyice tespit etmediğim şeyler sordular. Öyle bir sıkıntıya düştüm ki, benzerine hiç düşmemiştim. Bunun üzerine Allah onu bana yükseltip gösterdi, ona bakıyordum; bana sordukları her şeyi onlara haber verdim. Kendimi peygamberlerden bir topluluk içinde de gördüm. Bir de baktım, Mûsâ ayakta namaz kılıyor; ince yapılı, kıvırcık saçlı bir adam, sanki Şenûe adamlarından. Bir de baktım, Meryem oğlu Îsâ (aleyhisselâm) ayakta namaz kılıyor; insanlar içinde ona en çok benzeyen Urve b. Mes'ûd es-Sekafî'dir. Bir de baktım, İbrâhîm (aleyhisselâm) ayakta namaz kılıyor; insanlar içinde ona en çok benzeyen arkadaşınızdır” –kendisini kastediyordu–. “Namaz vakti geldi, onlara imam oldum. Namazı bitirince biri, ‘Ey Muhammed! Bu, cehennemin bekçisi Mâlik'tir; ona selâm ver’ dedi. Ona döndüm, o bana selâm vermekte önce davrandı.”

Sahîh-i Müslim 172, Kitap 1, Hadis 335

Arapça metin
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي سَلَمَةَ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْفَضْلِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَقَدْ رَأَيْتُنِي فِي الْحِجْرِ وَقُرَيْشٌ تَسْأَلُنِي عَنْ مَسْرَاىَ فَسَأَلَتْنِي عَنْ أَشْيَاءَ مِنْ بَيْتِ الْمَقْدِسِ لَمْ أُثْبِتْهَا . فَكُرِبْتُ كُرْبَةً مَا كُرِبْتُ مِثْلَهُ قَطُّ قَالَ فَرَفَعَهُ اللَّهُ لِي أَنْظُرُ إِلَيْهِ مَا يَسْأَلُونِي عَنْ شَىْءٍ إِلاَّ أَنْبَأْتُهُمْ بِهِ وَقَدْ رَأَيْتُنِي فِي جَمَاعَةٍ مِنَ الأَنْبِيَاءِ فَإِذَا مُوسَى قَائِمٌ يُصَلِّي فَإِذَا رَجُلٌ ضَرْبٌ جَعْدٌ كَأَنَّهُ مِنْ رِجَالِ شَنُوءَةَ وَإِذَا عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ - عَلَيْهِ السَّلاَمُ - قَائِمٌ يُصَلِّي أَقْرَبُ النَّاسِ بِهِ شَبَهًا عُرْوَةُ بْنُ مَسْعُودٍ الثَّقَفِيُّ وَإِذَا إِبْرَاهِيمُ - عَلَيْهِ السَّلاَمُ - قَائِمٌ يُصَلِّي أَشْبَهُ النَّاسِ بِهِ صَاحِبُكُمْ - يَعْنِي نَفْسَهُ - فَحَانَتِ الصَّلاَةُ فَأَمَمْتُهُمْ فَلَمَّا فَرَغْتُ مِنَ الصَّلاَةِ قَالَ قَائِلٌ يَا مُحَمَّدُ هَذَا مَالِكٌ صَاحِبُ النَّارِ فَسَلِّمْ عَلَيْهِ . فَالْتَفَتُّ إِلَيْهِ فَبَدَأَنِي بِالسَّلاَمِ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 172 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü