Seleme b. el-Ekva' tek başına Resûlullah'ın gasbedilen develerini kurtardı.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1806, Kitap 32, Hadis 159
Türkçe meal

Seleme b. el-Ekva' (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Sabah namazının ezanı okunmadan önce çıktım. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sağmal develeri Zûkared'de otluyordu. Abdurrahman b. Avf'ın bir kölesi bana rastladı ve: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sağmal develeri alındı” dedi. “Onları kim aldı?” dedim. “Gatafân” dedi. Üç defa “Yâ sabâhâh! (Baskın var!)” diye bağırdım; Medine'nin iki taşlığı arasındakilere işittirdim. Sonra yüzümün götürdüğü tarafa koştum; nihayet onlara Zûkared'de yetiştim. Sudan (hayvanları) sulamaya başlamışlardı. Onlara oklarımla atmaya başladım —ben iyi bir okçuydum— ve recez okuyarak: “Ben İbnü'l-Ekva'ım; bugün alçakların (helak) günüdür” diyordum. Nihayet sağmal develeri onlardan kurtardım ve onlardan otuz bürde aldım. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve insanlar geldi. “Ey Allah'ın Peygamberi! Onları susuzken sudan alıkoydum; hemen (peşlerine adam) gönder” dedim. “Ey İbnü'l-Ekva'! (Onlara) galip geldin; artık yumuşak davran” buyurdu. Sonra döndük; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye girinceye kadar beni devesinin terkisine aldı.

Sahîh-i Müslim 1806, Kitap 32, Hadis 159

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي، عُبَيْدٍ قَالَ سَمِعْتُ سَلَمَةَ بْنَ الأَكْوَعِ، يَقُولُ خَرَجْتُ قَبْلَ أَنْ يُؤَذَّنَ، بِالأُولَى وَكَانَتْ لِقَاحُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَرْعَى بِذِي قَرَدٍ - قَالَ - فَلَقِيَنِي غُلاَمٌ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ فَقَالَ أُخِذَتْ لِقَاحُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ مَنْ أَخَذَهَا قَالَ غَطَفَانُ قَالَ فَصَرَخْتُ ثَلاَثَ صَرَخَاتٍ يَا صَبَاحَاهْ . قَالَ فَأَسْمَعْتُ مَا بَيْنَ لاَبَتَىِ الْمَدِينَةِ ثُمَّ انْدَفَعْتُ عَلَى وَجْهِي حَتَّى أَدْرَكْتُهُمْ بِذِي قَرَدٍ وَقَدْ أَخَذُوا يَسْقُونَ مِنَ الْمَاءِ فَجَعَلْتُ أَرْمِيهِمْ بِنَبْلِي وَكُنْتُ رَامِيًا وَأَقُولُ أَنَا ابْنُ الأَكْوَعِ وَالْيَوْمَ يَوْمُ الرُّضَّعِ فَأَرْتَجِزُ حَتَّى اسْتَنْقَذْتُ اللِّقَاحَ مِنْهُمْ وَاسْتَلَبْتُ مِنْهُمْ ثَلاَثِينَ بُرْدَةً - قَالَ - وَجَاءَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ فَقُلْتُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنِّي قَدْ حَمَيْتُ الْقَوْمَ الْمَاءَ وَهُمْ عِطَاشٌ فَابْعَثْ إِلَيْهِمُ السَّاعَةَ فَقَالَ " يَا ابْنَ الأَكْوَعِ مَلَكْتَ فَأَسْجِحْ " . - قَالَ - ثُمَّ رَجَعْنَا وَيُرْدِفُنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى نَاقَتِهِ حَتَّى دَخَلْنَا الْمَدِينَةَ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1806 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü