Uhud'da cennetin kokusunu duyduğunu söyleyen Enes b. Nadr, seksen küsur yarayla şehit düştü.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 1903, Kitap 33, Hadis 213
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Adı bana verilen amcam, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Bedir'de bulunmadı. Bu ona ağır geldi ve “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bulunduğu ilk savaştan geri kaldım. Eğer Allah bundan sonra bana Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte bir savaş gösterirse, ne yapacağımı Allah elbette görecektir” dedi. (Enes) dedi ki: Bundan başkasını söylemekten çekindi. Uhud günü Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte (savaşta) bulundu. Sa'd b. Muâz ile karşılaştı; Enes ona “Ey Ebû Amr! Nereye?” dedi ve “Oh, cennetin kokusu! Onu Uhud'un berisinde duyuyorum” deyip onlarla öldürülünceye kadar savaştı. Vücudunda kılıç darbesi, mızrak ve ok yarası olarak seksen küsur (yara) bulundu. Kız kardeşi, halam Rubeyyi' bint Nadr “Kardeşimi ancak parmak uçlarından tanıyabildim” dedi. Şu âyet indi: “Allah'a verdikleri söze sadakat gösteren nice adamlar vardır. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmediler.” (Ahzâb 33/23) (Enes) dedi ki: Bu âyetin onun ve arkadaşları hakkında indiğine inanırlardı.

Sahîh-i Müslim 1903, Kitap 33, Hadis 213

Arapça metin
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ ثَابِتٍ، قَالَ قَالَ أَنَسٌ عَمِّيَ الَّذِي سُمِّيتُ بِهِ لَمْ يَشْهَدْ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَدْرًا - قَالَ - فَشَقَّ عَلَيْهِ قَالَ أَوَّلُ مَشْهَدٍ شَهِدَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غُيِّبْتُ عَنْهُ وَإِنْ أَرَانِيَ اللَّهُ مَشْهَدًا فِيمَا بَعْدُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيَرَانِيَ اللَّهُ مَا أَصْنَعُ - قَالَ - فَهَابَ أَنْ يَقُولَ غَيْرَهَا - قَالَ - فَشَهِدَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ أُحُدٍ - قَالَ - فَاسْتَقْبَلَ سَعْدُ بْنُ مُعَاذٍ فَقَالَ لَهُ أَنَسٌ يَا أَبَا عَمْرٍو أَيْنَ فَقَالَ وَاهًا لِرِيحِ الْجَنَّةِ أَجِدُهُ دُونَ أُحُدٍ - قَالَ - فَقَاتَلَهُمْ حَتَّى قُتِلَ - قَالَ - فَوُجِدَ فِي جَسَدِهِ بِضْعٌ وَثَمَانُونَ مِنْ بَيْنِ ضَرْبَةٍ وَطَعْنَةٍ وَرَمْيَةٍ - قَالَ - فَقَالَتْ أُخْتُهُ عَمَّتِيَ الرُّبَيِّعُ بِنْتُ النَّضْرِ فَمَا عَرَفْتُ أَخِي إِلاَّ بِبَنَانِهِ . وَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلاً} قَالَ فَكَانُوا يُرَوْنَ أَنَّهَا نَزَلَتْ فِيهِ وَفِي أَصْحَابِهِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 1903 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü