Sehl, Resûlullah'a içirdiği kabı bize çıkardı; biz de ondan içtik.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2007, Kitap 36, Hadis 110
Türkçe meal

Sehl b. Sa'd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) Araplardan bir kadın anıldı. Ebû Üseyd'e ona haber göndermesini emretti; o da haber gönderdi. Kadın geldi ve Benî Sâide'nin kalelerinde konakladı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) çıkıp yanına geldi ve içeri girdi; bir de ne görsün, başını önüne eğmiş bir kadın. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onunla konuşunca kadın: “Senden Allah'a sığınırım” dedi. (Resûlullah): “Seni benden korudum” buyurdu. (Yanındakiler) ona: “Bunun kim olduğunu biliyor musun?” dediler. “Hayır” dedi. “Bu Resûlullah'tır (sallallahu aleyhi ve sellem); seni istemek için sana gelmişti” dediler. Kadın: “Ben bundan (mahrum kalacak kadar) bedbahtmışım” dedi. Sehl dedi ki: O gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ashabıyla birlikte Benî Sâide'nin çardağında (sakîfe) oturdu. Sonra Sehl'e: “Bize içirsene” buyurdu. (Sehl) dedi ki: Onlara bu kabı çıkardım ve onlara bununla içirdim.

Ebû Hâzim dedi ki: Sehl bize o kabı çıkardı, biz de ondan içtik. Daha sonra Ömer b. Abdülazîz onu ondan hediye olarak istedi; o da ona hediye etti.

Ebû Bekir b. İshâk'ın rivayetinde: “Ey Sehl, bize içirsene” buyurdu.

Sahîh-i Müslim 2007, Kitap 36, Hadis 110

Arapça metin
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ - قَالَ أَبُو بَكْرٍ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ سَهْلٍ، حَدَّثَنَا - ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُطَرِّفٍ أَبُو غَسَّانَ - أَخْبَرَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ ذُكِرَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم امْرَأَةٌ مِنَ الْعَرَبِ فَأَمَرَ أَبَا أُسَيْدٍ أَنْ يُرْسِلَ إِلَيْهَا فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا فَقَدِمَتْ فَنَزَلَتْ فِي أُجُمِ بَنِي سَاعِدَةَ فَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى جَاءَهَا فَدَخَلَ عَلَيْهَا فَإِذَا امْرَأَةٌ مُنَكِّسَةٌ رَأْسَهَا فَلَمَّا كَلَّمَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْكَ قَالَ " قَدْ أَعَذْتُكِ مِنِّي " . فَقَالُوا لَهَا أَتَدْرِينَ مَنْ هَذَا فَقَالَتْ لاَ . فَقَالُوا هَذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَكِ لِيَخْطُبَكِ قَالَتْ أَنَا كُنْتُ أَشْقَى مِنْ ذَلِكَ . قَالَ سَهْلٌ فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَئِذٍ حَتَّى جَلَسَ فِي سَقِيفَةِ بَنِي سَاعِدَةَ هُوَ وَأَصْحَابُهُ ثُمَّ قَالَ " اسْقِنَا " . لِسَهْلٍ قَالَ فَأَخْرَجْتُ لَهُمْ هَذَا الْقَدَحَ فَأَسْقَيْتُهُمْ فِيهِ . قَالَ أَبُو حَازِمٍ فَأَخْرَجَ لَنَا سَهْلٌ ذَلِكَ الْقَدَحَ فَشَرِبْنَا فِيهِ قَالَ ثُمَّ اسْتَوْهَبَهُ بَعْدَ ذَلِكَ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ فَوَهَبَهُ لَهُ . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرِ بْنِ إِسْحَاقَ قَالَ " اسْقِنَا يَا سَهْلُ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2007 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü