Abdülmuttalib'in dayıları olan Neccâroğulları'nın yanına ineceğim; bununla onlara ikramda bulunmuş olurum.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2009d, Kitap 55, Hadis 96
Türkçe meal

Berâ b. Âzib (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Ebû Bekir babamdan on üç dirheme bir (deve) semeri satın aldı. (Ravi) hadisi, Züheyr'in Ebû İshâk'tan rivayet ettiği hadisin manasıyla nakletti. Osman b. Ömer'in rivayetinde şöyle dedi: (Sürâka) yaklaşınca Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona beddua etti; atı karnına kadar yere gömüldü. (Sürâka) ondan atladı ve şöyle dedi: “Ey Muhammed! Bunun senin işin olduğunu anladım. İçinde bulunduğum durumdan beni kurtarması için Allah'a dua et. Arkamdan gelenlerden (yerinizi) gizleyeceğime dair sana söz veriyorum. İşte okluğum; ondan bir ok al. Sen şu şu yerde develerime ve kölelerime uğrayacaksın; onlardan ihtiyacını al.” (Resûlullah) “Senin develerine ihtiyacım yok” buyurdu.

Medine'ye geceleyin vardık. (Medineliler) Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hangisinin yanına ineceği konusunda çekiştiler. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Abdülmuttalib'in dayıları olan Neccâroğulları'nın yanına ineceğim; bununla onlara ikramda bulunmuş olurum.” Erkekler ve kadınlar evlerin üzerine çıktılar; çocuklar ve hizmetçiler de yollara dağıldılar ve “Yâ Muhammed! Yâ Resûlallah! Yâ Muhammed! Yâ Resûlallah!” diye sesleniyorlardı.

Sahîh-i Müslim 2009d, Kitap 55, Hadis 96

Arapça metin
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، ح وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، كِلاَهُمَا عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ اشْتَرَى أَبُو بَكْرٍ مِنْ أَبِي رَحْلاً بِثَلاَثَةَ عَشَرَ دِرْهَمًا وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمَعْنَى حَدِيثِ زُهَيْرٍ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ وَقَالَ فِي حَدِيثِهِ مِنْ رِوَايَةِ عُثْمَانَ بْنِ عُمَرَ فَلَمَّا دَنَا دَعَا عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَاخَ فَرَسُهُ فِي الأَرْضِ إِلَى بَطْنِهِ وَوَثَبَ عَنْهُ وَقَالَ يَا مُحَمَّدُ قَدْ عَلِمْتُ أَنَّ هَذَا عَمَلُكَ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يُخَلِّصَنِي مِمَّا أَنَا فِيهِ وَلَكَ عَلَىَّ لأُعَمِّيَنَّ عَلَى مَنْ وَرَائِي وَهَذِهِ كِنَانَتِي فَخُذْ سَهْمًا مِنْهَا فَإِنَّكَ سَتَمُرُّ عَلَى إِبِلِي وَغِلْمَانِي بِمَكَانِ كَذَا وَكَذَا فَخُذْ مِنْهَا حَاجَتَكَ قَالَ " لاَ حَاجَةَ لِي فِي إِبِلِكَ " . فَقَدِمْنَا الْمَدِينَةَ لَيْلاً فَتَنَازَعُوا أَيُّهُمْ يَنْزِلُ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَنْزِلُ عَلَى بَنِي النَّجَّارِ أَخْوَالِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ أُكْرِمُهُمْ بِذَلِكَ " . فَصَعِدَ الرِّجَالُ وَالنِّسَاءُ فَوْقَ الْبُيُوتِ وَتَفَرَّقَ الْغِلْمَانُ وَالْخَدَمُ فِي الطُّرُقِ يُنَادُونَ يَا مُحَمَّدُ يَا رَسُولَ اللَّهِ يَا مُحَمَّدُ يَا رَسُولَ اللَّهِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2009 d metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü