Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
“En yakın akrabanı uyar” (Şuarâ 26/214) âyeti indirilince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Kureyş'i çağırdı. Toplandılar. Önce genel olarak, sonra tek tek hitap etti ve şöyle buyurdu: “Ey Ka'b b. Lüey oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Mürre b. Ka'b oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Abdüşems oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Abdümenâf oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Hâşim oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Fâtıma! Kendini ateşten kurtar. Çünkü ben Allah'a karşı sizin için hiçbir şeye malik değilim. Ancak sizinle bir akrabalığım vardır; onu (dünyada) hakkıyla gözeteceğim.”
Sahîh-i Müslim 204a, Kitap 1, Hadis 407
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا أُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الأَقْرَبِينَ} دَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُرَيْشًا فَاجْتَمَعُوا فَعَمَّ وَخَصَّ فَقَالَ " يَا بَنِي كَعْبِ بْنِ لُؤَىٍّ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي مُرَّةَ بْنِ كَعْبٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي عَبْدِ شَمْسٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي هَاشِمٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا فَاطِمَةُ أَنْقِذِي نَفْسَكِ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللَّهِ شَيْئًا غَيْرَ أَنَّ لَكُمْ رَحِمًا سَأَبُلُّهَا بِبَلاَلِهَا " .