Yüz otuz kişiden her birine Resûlullah ciğerden birer parça kesti.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2056, Kitap 36, Hadis 238
Türkçe meal

Abdurrahman b. Ebû Bekir (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte yüz otuz kişiydik. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) “Herhangi birinizin yanında yiyecek var mı?” buyurdu. Bir de baktık ki bir adamın yanında bir sâ' kadar veya ona yakın yiyecek var; (ondan) hamur yoğruldu. Sonra müşrik, saçı başı dağınık, uzun boylu bir adam önüne kattığı koyunlarla çıkageldi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) “Satış mı, yoksa bağış mı?” —veya “yoksa hibe mi?”— dedi. Adam “Hayır, satış” dedi. (Peygamber) ondan bir koyun satın aldı; koyun hazırlandı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) karnın içindekilerin (ciğerin) kızartılmasını emretti. Allah'a yemin olsun ki yüz otuz kişiden her birine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun ciğerinden birer parça kesti; orada bulunana verdi, bulunmayana da sakladı. (Yemeği) iki büyük kaba koydu; hepimiz onlardan yedik ve doyduk. İki kapta artan oldu; ben de onu deveye yükledim. —Yahut (ravi) buna benzer bir söz söyledi.

Sahîh-i Müslim 2056, Kitap 36, Hadis 238

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، وَحَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ، الأَعْلَى جَمِيعًا عَنِ الْمُعْتَمِرِ بْنِ سُلَيْمَانَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ مُعَاذٍ - حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، - وَحَدَّثَ أَيْضًا، - عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثِينَ وَمِائَةً فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " هَلْ مَعَ أَحَدٍ مِنْكُمْ طَعَامٌ " . فَإِذَا مَعَ رَجُلٍ صَاعٌ مِنْ طَعَامٍ أَوْ نَحْوُهُ فَعُجِنَ ثُمَّ جَاءَ رَجُلٌ مُشْرِكٌ مُشْعَانٌّ طَوِيلٌ بِغَنَمٍ يَسُوقُهَا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَبَيْعٌ أَمْ عَطِيَّةٌ - أَوْ قَالَ - أَمْ هِبَةٌ " . فَقَالَ لاَ بَلْ بَيْعٌ . فَاشْتَرَى مِنْهُ شَاةً فَصُنِعَتْ وَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِسَوَادِ الْبَطْنِ أَنْ يُشْوَى . قَالَ وَايْمُ اللَّهِ مَا مِنَ الثَّلاَثِينَ وَمِائَةٍ إِلاَّ حَزَّ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حُزَّةً حُزَّةً مِنْ سَوَادِ بَطْنِهَا إِنْ كَانَ شَاهِدًا أَعْطَاهُ وَإِنْ كَانَ غَائِبًا خَبَأَ لَهُ - قَالَ - وَجَعَلَ قَصْعَتَيْنِ فَأَكَلْنَا مِنْهُمَا أَجْمَعُونَ وَشَبِعْنَا وَفَضَلَ فِي الْقَصْعَتَيْنِ فَحَمَلْتُهُ عَلَى الْبَعِيرِ . أَوْ كَمَا قَالَ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2056 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü