Peygamber bu cübbeyi giyerdi; biz de onu hastalar için yıkıyoruz, onunla şifa umuluyor.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2069a, Kitap 37, Hadis 24
Türkçe meal

Esmâ bint Ebû Bekir'in azatlısı ve Atâ'nın çocuğunun dayısı olan Abdullah şöyle rivayet etti:

Esmâ beni Abdullah b. Ömer'e gönderip şöyle dedi: “Senin üç şeyi haram saydığın haberi bana ulaştı: elbisedeki (ipek) nakışı, erguvan (renkli) eyer minderini ve Recep ayının tamamını oruçla geçirmeyi.” Abdullah bana şöyle dedi: “Recep (orucu) hakkında söylediğine gelince, ömür boyu oruç tutan kimse (hakkında ne diyeceksin)? Elbisedeki nakış hakkında söylediğine gelince, ben Ömer b. el-Hattâb'ı şöyle derken işittim: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: ‘İpeği ancak (ahirette) nasibi olmayan kimse giyer.’ Nakışın da ondan olmasından korktum. Erguvan eyer minderine gelince, işte Abdullah'ın eyer minderi; o da erguvandır.” Esmâ'ya dönüp ona haber verdim. Bunun üzerine: “İşte Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) cübbesi” dedi ve bana Kisrâ işi bir taylesan cübbe çıkardı; onun dîbâcdan bir yakası vardı, iki yırtmacının kenarları da dîbâcla çevrilmişti. Ve şöyle dedi: “Bu, vefat edinceye kadar Âişe'nin yanındaydı. O vefat edince ben onu aldım. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu giyerdi. Biz de onu hastalar için yıkıyoruz; onunla şifa umuluyor.”

Sahîh-i Müslim 2069a, Kitap 37, Hadis 24

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، مَوْلَى أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ وَكَانَ خَالَ وَلَدِ عَطَاءٍ قَالَ أَرْسَلَتْنِي أَسْمَاءُ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَقَالَتْ بَلَغَنِي أَنَّكَ تُحَرِّمُ أَشْيَاءَ ثَلاَثَةً الْعَلَمَ فِي الثَّوْبِ وَمِيثَرَةَ الأُرْجُوَانِ وَصَوْمَ رَجَبٍ كُلِّهِ . فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ أَمَّا مَا ذَكَرْتَ مِنْ رَجَبٍ فَكَيْفَ بِمَنْ يَصُومُ الأَبَدَ وَأَمَّا مَا ذَكَرْتَ مِنَ الْعَلَمِ فِي الثَّوْبِ فَإِنِّي سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّمَا يَلْبَسُ الْحَرِيرَ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ " . فَخِفْتُ أَنْ يَكُونَ الْعَلَمُ مِنْهُ وَأَمَّا مِيثَرَةُ الأُرْجُوَانِ فَهَذِهِ مِيثَرَةُ عَبْدِ اللَّهِ فَإِذَا هِيَ أُرْجُوَانٌ . فَرَجَعْتُ إِلَى أَسْمَاءَ فَخَبَّرْتُهَا فَقَالَتْ هَذِهِ جُبَّةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَأَخْرَجَتْ إِلَىَّ جُبَّةَ طَيَالَسَةٍ كِسْرَوَانِيَّةً لَهَا لِبْنَةُ دِيبَاجٍ وَفَرْجَيْهَا مَكْفُوفَيْنِ بِالدِّيبَاجِ فَقَالَتْ هَذِهِ كَانَتْ عِنْدَ عَائِشَةَ حَتَّى قُبِضَتْ فَلَمَّا قُبِضَتْ قَبَضْتُهَا وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَلْبَسُهَا فَنَحْنُ نَغْسِلُهَا لِلْمَرْضَى يُسْتَشْفَى بِهَا .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2069 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü