Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün kendisine hediye edilen dîbâcdan bir kaftan (kabâ) giydi; sonra onu hemen çıkardı ve Ömer b. el-Hattâb'a gönderdi. Ona: “Ey Allah'ın Resûlü! Onu ne çabuk çıkardın!” denildi. “Onu bana Cebrâil yasakladı” buyurdu. Ömer ağlayarak ona geldi ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Bir şeyi hoş görmedin de onu bana verdin; peki benim (durumum) ne olacak?” dedi. (Resûlullah): “Onu sana giyesin diye vermedim; ancak onu satasın diye verdim” buyurdu. (Ömer) de onu iki bin dirheme sattı.
Sahîh-i Müslim 2070, Kitap 37, Hadis 34
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، وَيَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، وَحَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ حَبِيبٍ - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ لَبِسَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا قَبَاءً مِنْ دِيبَاجٍ أُهْدِيَ لَهُ ثُمَّ أَوْشَكَ أَنْ نَزَعَهُ فَأَرْسَلَ بِهِ إِلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ فَقِيلَ لَهُ قَدْ أَوْشَكَ مَا نَزَعْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " نَهَانِي عَنْهُ جِبْرِيلُ " . فَجَاءَهُ عُمَرُ يَبْكِي فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَرِهْتَ أَمْرًا وَأَعْطَيْتَنِيهِ فَمَا لِي قَالَ " إِنِّي لَمْ أُعْطِكَهُ لِتَلْبَسَهُ إِنَّمَا أَعْطَيْتُكَهُ تَبِيعُهُ " . فَبَاعَهُ بِأَلْفَىْ دِرْهَمٍ .