Ubeyd b. Umeyr şöyle rivayet etti:
Ebû Mûsâ, Ömer'den üç kere izin istedi; (Ömer'i) sanki meşgul bulmuş gibi geri döndü. Ömer: “Abdullah b. Kays'ın sesini işitmedin mi? Ona izin verin!” dedi. Bunun üzerine o çağrıldı. (Ömer): “Seni yaptığın şeye ne sevk etti?” dedi. (Ebû Mûsâ): “Biz bununla emrolunurduk” dedi. (Ömer): “Ya buna bir delil getirirsin ya da (sana) mutlaka (bir şey) yaparım” dedi. Bunun üzerine (Ebû Mûsâ) çıkıp Ensâr'dan bir meclise gitti. Onlar: “Bu hususta sana ancak en küçüğümüz şahitlik eder” dediler. Ebû Saîd kalktı ve: “Biz bununla emrolunurduk” dedi. Bunun üzerine Ömer: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) emrinden bu (husus) bana gizli kalmış; çarşılarda alışveriş (yapmak) beni ondan alıkoymuş” dedi.
Sahîh-i Müslim 2153f, Kitap 38, Hadis 46
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، أَنَّ أَبَا مُوسَى ، اسْتَأْذَنَ عَلَى عُمَرَ ثَلاَثًا فَكَأَنَّهُ وَجَدَهُ مَشْغُولاً فَرَجَعَ فَقَالَ عُمَرُ أَلَمْ تَسْمَعْ صَوْتَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ ائْذَنُوا لَهُ . فَدُعِيَ لَهُ فَقَالَ مَا حَمَلَكَ عَلَى مَا صَنَعْتَ قَالَ إِنَّا كُنَّا نُؤْمَرُ بِهَذَا . قَالَ لَتُقِيمَنَّ عَلَى هَذَا بَيِّنَةً أَوْ لأَفْعَلَنَّ . فَخَرَجَ فَانْطَلَقَ إِلَى مَجْلِسٍ مِنَ الأَنْصَارِ فَقَالُوا لاَ يَشْهَدُ لَكَ عَلَى هَذَا إِلاَّ أَصْغَرُنَا . فَقَامَ أَبُو سَعِيدٍ فَقَالَ كُنَّا نُؤْمَرُ بِهَذَا . فَقَالَ عُمَرُ خَفِيَ عَلَىَّ هَذَا مِنْ أَمْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَلْهَانِي عَنْهُ الصَّفْقُ بِالأَسْوَاقِ .