Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Aziz ve celil olan Allah: ‘Ey Âdem!’ der. O da: ‘Lebbeyk ve sa'deyk! Hayır senin elindedir’ der. (Allah): ‘Ateş topluluğunu ayır çıkar’ der. (Âdem): ‘Ateş topluluğu nedir?’ der. (Allah): ‘Her bin kişiden dokuz yüz doksan dokuzu’ der. İşte o an, küçüğün saçının ağardığı andır: ‘Her hamile kadın yükünü düşürür; insanları sarhoş görürsün, hâlbuki onlar sarhoş değildir; fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir.’ (Hac 22/2)”
(Ebû Saîd) dedi ki: Bu onlara çok ağır geldi. “Ey Allah'ın Resûlü! O (kurtulan) adam hangimiz?” dediler. Şöyle buyurdu: “Müjdeler olsun! Ye'cûc ve Me'cûc'den bin, sizden ise bir adam.” Sonra şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin ederim ki ben sizin cennet ehlinin dörtte biri olmanızı umuyorum.” Allah'a hamd edip tekbir getirdik. Sonra: “Nefsim elinde olana yemin ederim ki ben sizin cennet ehlinin üçte biri olmanızı umuyorum” buyurdu. Allah'a hamd edip tekbir getirdik. Sonra şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin ederim ki ben sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umuyorum. Ümmetler arasında sizin durumunuz, siyah öküzün derisindeki beyaz kıl, yahut eşeğin ön ayağındaki (kılsız) leke gibidir.”
Sahîh-i Müslim 222a, Kitap 1, Hadis 438