Allah'ım! Kulun Ubeyd Ebû Âmir'i bağışla; kıyamet günü onu yarattıklarının birçoğunun üstünde kıl.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2498, Kitap 44, Hadis 237
Türkçe meal

Ebû Mûsâ (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Ebû Bürde'nin babasından naklettiğine göre) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Huneyn'den (savaşından) dönünce Ebû Âmir'i bir ordunun başında Evtâs'a gönderdi. (Ebû Âmir) Düreyd b. es-Simme ile karşılaştı; Düreyd öldürüldü ve Allah onun adamlarını hezimete uğrattı.

Ebû Mûsâ dedi ki: (Peygamber) beni de Ebû Âmir ile birlikte göndermişti. Ebû Âmir dizinden (ok ile) vuruldu; Cüşem oğullarından bir adam ona bir ok attı ve oku dizine sapladı. Yanına vardım ve: “Amcacığım! Seni kim vurdu?” dedim. Ebû Âmir, Ebû Mûsâ'ya (adamı) işaret etti ve: “Şu gördüğün, benim katilimdir; beni vuran odur” dedi. Ebû Mûsâ dedi ki: Ona yöneldim, onu hedef aldım ve ona yetiştim. Beni görünce arkasını dönüp kaçtı. Peşine düştüm ve ona: “Utanmıyor musun? Sen Arap değil misin? Durmayacak mısın?” demeye başladım. (Kaçmaktan) vazgeçti. Ben ve o karşılaştık, karşılıklı ikişer darbe vurduk; ben onu kılıçla vurup öldürdüm.

Sonra Ebû Âmir'e döndüm ve: “Allah seni vuranı öldürdü” dedim. “Şu oku çıkar” dedi. Oku çıkardım, ondan su fışkırdı. “Kardeşimin oğlu! Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) git, ona benden selam söyle ve ona: 'Ebû Âmir sana: Benim için istiğfar et, diyor' de” dedi. Ebû Âmir beni insanların başına emîr tayin etti; kısa bir süre yaşadı, sonra vefat etti.

Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) döndüğümde yanına girdim. Bir evde, (hurma lifinden) örülmüş bir sedirin üzerindeydi; üzerinde bir yaygı vardı. Sedirin örgüsü Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sırtında ve yanlarında iz bırakmıştı. Ona bizim ve Ebû Âmir'in haberini verdim ve ona: “(Ebû Âmir) 'Ona söyle, benim için istiğfar etsin' dedi” dedim. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) su istedi ve onunla abdest aldı. Sonra ellerini kaldırdı —öyle ki koltuk altlarının beyazlığını gördüm— ve: “Allah'ım! Kulun Ubeyd Ebû Âmir'i bağışla” dedi. Sonra: “Allah'ım! Kıyamet günü onu yarattıklarının —ya da insanların— birçoğunun üstünde kıl” dedi. Ben: “Ey Allah'ın Resûlü! Benim için de istiğfar et” dedim. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ım! Abdullah b. Kays'ın günahını bağışla ve kıyamet günü onu şerefli bir yere girdir” buyurdu.

Ebû Bürde dedi ki: (Bu iki duadan) biri Ebû Âmir, diğeri Ebû Mûsâ içindir.

Sahîh-i Müslim 2498, Kitap 44, Hadis 237

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَرَّادٍ أَبُو عَامِرٍ الأَشْعَرِيُّ، وَأَبُو كُرَيْبٍ مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ - وَاللَّفْظُ لأَبِي عَامِرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ لَمَّا فَرَغَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنْ حُنَيْنٍ بَعَثَ أَبَا عَامِرٍ عَلَى جَيْشٍ إِلَى أَوْطَاسٍ فَلَقِيَ دُرَيْدَ بْنَ الصِّمَّةِ فَقُتِلَ دُرَيْدٌ وَهَزَمَ اللَّهُ أَصْحَابَهُ فَقَالَ أَبُو مُوسَى وَبَعَثَنِي مَعَ أَبِي عَامِرٍ - قَالَ - فَرُمِيَ أَبُو عَامِرٍ فِي رُكْبَتِهِ رَمَاهُ رَجُلٌ مِنْ بَنِي جُشَمٍ بِسَهْمٍ فَأَثْبَتَهُ فِي رُكْبَتِهِ فَانْتَهَيْتُ إِلَيْهِ فَقُلْتُ يَا عَمِّ مَنْ رَمَاكَ فَأَشَارَ أَبُو عَامِرٍ إِلَى أَبِي مُوسَى فَقَالَ إِنَّ ذَاكَ قَاتِلِي تَرَاهُ ذَلِكَ الَّذِي رَمَانِي . قَالَ أَبُو مُوسَى فَقَصَدْتُ لَهُ فَاعْتَمَدْتُهُ فَلَحِقْتُهُ فَلَمَّا رَآنِي وَلَّى عَنِّي ذَاهِبًا فَاتَّبَعْتُهُ وَجَعَلْتُ أَقُولُ لَهُ أَلاَ تَسْتَحْيِي أَلَسْتَ عَرَبِيًّا أَلاَ تَثْبُتُ فَكَفَّ فَالْتَقَيْتُ أَنَا وَهُوَ فَاخْتَلَفْنَا أَنَا وَهُوَ ضَرْبَتَيْنِ فَضَرَبْتُهُ بِالسَّيْفِ فَقَتَلْتُهُ ثُمَّ رَجَعْتُ إِلَى أَبِي عَامِرٍ فَقُلْتُ إِنَّ اللَّهَ قَدْ قَتَلَ صَاحِبَكَ . قَالَ فَانْزِعْ هَذَا السَّهْمَ فَنَزَعْتُهُ فَنَزَا مِنْهُ الْمَاءُ فَقَالَ يَا ابْنَ أَخِي انْطَلِقْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَقْرِئْهُ مِنِّي السَّلاَمَ وَقُلْ لَهُ يَقُولُ لَكَ أَبُو عَامِرٍ اسْتَغْفِرْ لِي . قَالَ وَاسْتَعْمَلَنِي أَبُو عَامِرٍ عَلَى النَّاسِ وَمَكَثَ يَسِيرًا ثُمَّ إِنَّهُ مَاتَ فَلَمَّا رَجَعْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم دَخَلْتُ عَلَيْهِ وَهُوَ فِي بَيْتٍ عَلَى سَرِيرٍ مُرْمَلٍ وَعَلَيْهِ فِرَاشٌ وَقَدْ أَثَّرَ رِمَالُ السَّرِيرِ بِظَهْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَجَنْبَيْهِ فَأَخْبَرْتُهُ بِخَبَرِنَا وَخَبَرِ أَبِي عَامِرٍ وَقُلْتُ لَهُ قَالَ قُلْ لَهُ يَسْتَغْفِرْ لِي . فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمَاءٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهُ ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِعُبَيْدٍ أَبِي عَامِرٍ " . حَتَّى رَأَيْتُ بَيَاضَ إِبْطَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ اجْعَلْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَوْقَ كَثِيرٍ مِنْ خَلْقِكَ أَوْ مِنَ النَّاسِ " . فَقُلْتُ وَلِي يَا رَسُولَ اللَّهِ فَاسْتَغْفِرْ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ قَيْسٍ ذَنْبَهُ وَأَدْخِلْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مُدْخَلاً كَرِيمًا " . قَالَ أَبُو بُرْدَةَ إِحْدَاهُمَا لأَبِي عَامِرٍ وَالأُخْرَى لأَبِي مُوسَى .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2498 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü