Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım, onu sizin aranızda da haram kıldım; birbirinize zulmetmeyin.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2577a, Kitap 45, Hadis 70
Türkçe meal

Ebû Zer (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Allah Tebâreke ve Teâlâ'dan rivayet ettiği (hadiste) O'nun şöyle buyurduğunu bildirdi: “Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım, onu sizin aranızda da haram kıldım; o hâlde birbirinize zulmetmeyin. Ey kullarım! Benim hidayet verdiklerim dışında hepiniz yolunu şaşırmışsınızdır; benden hidayet isteyin ki size hidayet vereyim. Ey kullarım! Benim doyurduklarım dışında hepiniz açsınızdır; benden yiyecek isteyin ki sizi doyurayım. Ey kullarım! Benim giydirdiklerim dışında hepiniz çıplaksınızdır; benden giyecek isteyin ki sizi giydireyim. Ey kullarım! Siz gece gündüz hata işliyorsunuz, ben de bütün günahları bağışlarım; benden bağışlanma dileyin ki sizi bağışlayayım. Ey kullarım! Siz bana zarar vermeye asla erişemezsiniz ki bana zarar veresiniz; bana fayda vermeye de asla erişemezsiniz ki bana fayda veresiniz. Ey kullarım! Sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz, içinizden en takvalı bir adamın kalbi üzere olsalar, bu benim mülkümde hiçbir şey artırmaz. Ey kullarım! Sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz, en günahkâr bir adamın kalbi üzere olsalar, bu benim mülkümden hiçbir şey eksiltmez. Ey kullarım! Sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz bir düzlükte toplanıp benden isteseler, ben de her insana istediğini versem, bu benim katımdakinden ancak denize daldırılan iğnenin (denizden) eksilttiği kadar eksiltir. Ey kullarım! Bunlar ancak sizin amellerinizdir; onları sizin için sayıp kaydediyorum, sonra karşılığını size tam olarak veriyorum. Kim bir hayır bulursa Allah'a hamdetsin; kim bundan başkasını bulursa yalnızca kendisini kınasın.”

Saîd dedi ki: Ebû İdrîs el-Havlânî bu hadisi rivayet ettiğinde dizleri üzerine çökerdi.

Sahîh-i Müslim 2577a, Kitap 45, Hadis 70

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بَهْرَامَ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، - يَعْنِي ابْنَ مُحَمَّدٍ الدِّمَشْقِيَّ - حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِيمَا رَوَى عَنِ اللَّهِ، تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَنَّهُ قَالَ " يَا عِبَادِي إِنِّي حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلَى نَفْسِي وَجَعَلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّمًا فَلاَ تَظَالَمُوا يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ ضَالٌّ إِلاَّ مَنْ هَدَيْتُهُ فَاسْتَهْدُونِي أَهْدِكُمْ يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ جَائِعٌ إِلاَّ مَنْ أَطْعَمْتُهُ فَاسْتَطْعِمُونِي أُطْعِمْكُمْ يَا عِبَادِي كُلُّكُمْ عَارٍ إِلاَّ مَنْ كَسَوْتُهُ فَاسْتَكْسُونِي أَكْسُكُمْ يَا عِبَادِي إِنَّكُمْ تُخْطِئُونَ بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَأَنَا أَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا فَاسْتَغْفِرُونِي أَغْفِرْ لَكُمْ يَا عِبَادِي إِنَّكُمْ لَنْ تَبْلُغُوا ضَرِّي فَتَضُرُّونِي وَلَنْ تَبْلُغُوا نَفْعِي فَتَنْفَعُونِي يَا عِبَادِي لَوْ أَنَّ أَوَّلَكُمْ وَآخِرَكُمْ وَإِنْسَكُمْ وَجِنَّكُمْ كَانُوا عَلَى أَتْقَى قَلْبِ رَجُلٍ وَاحِدٍ مِنْكُمْ مَا زَادَ ذَلِكَ فِي مُلْكِي شَيْئًا يَا عِبَادِي لَوْ أَنَّ أَوَّلَكُمْ وَآخِرَكُمْ وَإِنْسَكُمْ وَجِنَّكُمْ كَانُوا عَلَى أَفْجَرِ قَلْبِ رَجُلٍ وَاحِدٍ مَا نَقَصَ ذَلِكَ مِنْ مُلْكِي شَيْئًا يَا عِبَادِي لَوْ أَنَّ أَوَّلَكُمْ وَآخِرَكُمْ وَإِنْسَكُمْ وَجِنَّكُمْ قَامُوا فِي صَعِيدٍ وَاحِدٍ فَسَأَلُونِي فَأَعْطَيْتُ كُلَّ إِنْسَانٍ مَسْأَلَتَهُ مَا نَقَصَ ذَلِكَ مِمَّا عِنْدِي إِلاَّ كَمَا يَنْقُصُ الْمِخْيَطُ إِذَا أُدْخِلَ الْبَحْرَ يَا عِبَادِي إِنَّمَا هِيَ أَعْمَالُكُمْ أُحْصِيهَا لَكُمْ ثُمَّ أُوَفِّيكُمْ إِيَّاهَا فَمَنْ وَجَدَ خَيْرًا فَلْيَحْمَدِ اللَّهَ وَمَنْ وَجَدَ غَيْرَ ذَلِكَ فَلاَ يَلُومَنَّ إِلاَّ نَفْسَهُ " . قَالَ سَعِيدٌ كَانَ أَبُو إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيُّ إِذَا حَدَّثَ بِهَذَا الْحَدِيثِ جَثَا عَلَى رُكْبَتَيْهِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2577 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü