Sizden bir şey bilen bildiğini söylesin, bilmeyen de Allah daha iyi bilir desin.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 2798a, Kitap 52, Hadis 22
Türkçe meal

Mesrûk şöyle rivayet etti:

Abdullah'ın yanında oturuyorduk; o da aramızda yanı üzerine uzanmıştı. Derken bir adam ona gelip: “Ey Ebû Abdurrahman! Kinde kapılarının yanında bir kıssacı kıssa anlatıyor ve duman âyetinin (ileride) geleceğini, kâfirlerin nefeslerini tıkayacağını, mü'minlere de ondan nezle gibi bir şey isabet edeceğini iddia ediyor” dedi. Abdullah öfkeli bir hâlde doğrulup oturdu ve şöyle dedi: “Ey insanlar! Allah'tan korkun. Sizden bir şey bilen bildiğini söylesin; bilmeyen de ‘Allah daha iyi bilir’ desin. Çünkü sizden birinin bilmediği şey hakkında ‘Allah daha iyi bilir’ demesi, daha bilgili olmasındandır. Şüphesiz Allah azze ve celle Peygamberi'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: ‘De ki: Ben buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben kendiliğinden uyduranlardan değilim.’ (Sâd 38/86) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlardan bir yüz çevirme görünce: ‘Allah'ım! Yûsuf'un yedi (kıtlık) yılı gibi yedi (yıl)!’ dedi. Bunun üzerine onları her şeyi kökünden kurutan bir kıtlık yılı yakaladı; öyle ki açlıktan derileri ve leşleri yediler. İçlerinden biri göğe bakıyor, duman gibi bir şey görüyordu. Ebû Süfyân ona gelerek: ‘Ey Muhammed! Sen Allah'a itaati ve akrabalık bağını gözetmeyi emretmek için geldin. Kavmin ise helak oldu; onlar için Allah'a dua et’ dedi. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: ‘Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözetle. (O duman) insanları sarar. Bu, acıklı bir azaptır.’ ‘...Siz (yine eski hâlinize) döneceksiniz’ sözüne kadar. (Duhân 44/10-15)” (Abdullah) dedi ki: “Âhiret azabı hiç kaldırılır mı? ‘Büyük bir yakalayışla yakalayacağımız gün, şüphesiz intikam alacağız.’ (Duhân 44/16) Bu yakalayış Bedir günüdür. Duman âyeti, yakalayış, lizâm ve Rûm âyeti geçip gitmiştir.”

Sahîh-i Müslim 2798a, Kitap 52, Hadis 22

Arapça metin
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ جُلُوسًا وَهُوَ مُضْطَجِعٌ بَيْنَنَا فَأَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنَّ قَاصًّا عِنْدَ أَبْوَابِ كِنْدَةَ يَقُصُّ وَيَزْعُمُ أَنَّ آيَةَ الدُّخَانِ تَجِيءُ فَتَأْخُذُ بِأَنْفَاسِ الْكُفَّارِ وَيَأْخُذُ الْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ كَهَيْئَةِ الزُّكَامِ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ وَجَلَسَ وَهُوَ غَضْبَانُ يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا اللَّهَ مَنْ عَلِمَ مِنْكُمْ شَيْئًا فَلْيَقُلْ بِمَا يَعْلَمُ وَمَنْ لَمْ يَعْلَمْ فَلْيَقُلِ اللَّهُ أَعْلَمُ فَإِنَّهُ أَعْلَمُ لأَحَدِكُمْ أَنْ يَقُولَ لِمَا لاَ يَعْلَمُ اللَّهُ أَعْلَمُ فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَالَ لِنَبِيِّهِ صلى الله عليه وسلم { قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفِينَ} إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا رَأَى مِنَ النَّاسِ إِدْبَارًا فَقَالَ " اللَّهُمَّ سَبْعٌ كَسَبْعِ يُوسُفَ " . قَالَ فَأَخَذَتْهُمْ سَنَةٌ حَصَّتْ كُلَّ شَىْءٍ حَتَّى أَكَلُوا الْجُلُودَ وَالْمَيْتَةَ مِنَ الْجُوعِ وَيَنْظُرُ إِلَى السَّمَاءِ أَحَدُهُمْ فَيَرَى كَهَيْئَةِ الدُّخَانِ فَأَتَاهُ أَبُو سُفْيَانَ فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ إِنَّكَ جِئْتَ تَأْمُرُ بِطَاعَةِ اللَّهِ وَبِصِلَةِ الرَّحِمِ وَإِنَّ قَوْمَكَ قَدْ هَلَكُوا فَادْعُ اللَّهَ لَهُمْ - قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُبِينٍ * يَغْشَى النَّاسَ هَذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ} إِلَى قَوْلِهِ { إِنَّكُمْ عَائِدُونَ} . قَالَ أَفَيُكْشَفُ عَذَابُ الآخِرَةِ { يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرَى إِنَّا مُنْتَقِمُونَ} فَالْبَطْشَةُ يَوْمَ بَدْرٍ وَقَدْ مَضَتْ آيَةُ الدُّخَانِ وَالْبَطْشَةُ وَاللِّزَامُ وَآيَةُ الرُّومِ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 2798 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü