Misver b. Mahreme (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Benî Âmir b. Lüey'in müttefiki olan ve Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Bedir'de bulunmuş olan Amr b. Avf ona şunu haber verdi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebû Ubeyde b. Cerrâh'ı Bahreyn'in cizyesini getirmesi için oraya gönderdi. Bahreyn halkıyla sulh yapan Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) idi ve onların başına Alâ b. Hadramî'yi emîr tayin etmişti. Ebû Ubeyde Bahreyn'den bir malla geldi. Ensar Ebû Ubeyde'nin geldiğini işitti ve sabah namazında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte bulundular. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namazı kılıp dönünce onun önüne çıktılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onları görünce tebessüm etti, sonra şöyle buyurdu: “Sanırım Ebû Ubeyde'nin Bahreyn'den bir şey getirdiğini işittiniz.” Onlar: “Evet, ey Allah'ın Resûlü!” dediler. Şöyle buyurdu: “Müjdelenin ve sizi sevindirecek şeyi umun! Allah'a yemin olsun ki sizin için fakirlikten korkmuyorum. Fakat dünyanın, sizden öncekilere açıldığı gibi size de açılmasından, onların onun için yarıştıkları gibi sizin de onun için yarışmanızdan ve onları helâk ettiği gibi sizi de helâk etmesinden korkuyorum.”
Sahîh-i Müslim 2961a, Kitap 55, Hadis 9