Muâz b. Cebel (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) terkisindeydim; benimle onun arasında semerin arka kaşından başka bir şey yoktu. “Ey Muâz b. Cebel!” dedi. “Buyur yâ Resûlallah, emrine âmâdeyim” dedim. Sonra bir süre yürüdü, ardından “Ey Muâz b. Cebel!” dedi. “Buyur yâ Resûlallah, emrine âmâdeyim” dedim. Sonra bir süre (daha) yürüdü, ardından “Ey Muâz b. Cebel!” dedi. “Buyur yâ Resûlallah, emrine âmâdeyim” dedim. “Allah'ın kullar üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?” buyurdu. “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dedim. “Allah'ın kullar üzerindeki hakkı, O'na ibadet etmeleri ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır” buyurdu.
Sonra bir süre yürüdü, ardından “Ey Muâz b. Cebel!” dedi. “Buyur yâ Resûlallah, emrine âmâdeyim” dedim. “Kullar bunu yaptıklarında onların Allah üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?” buyurdu. “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dedim. “Onlara azap etmemesidir” buyurdu.
Sahîh-i Müslim 30a, Kitap 1, Hadis 50