Sevbân: Yahudi âlim çocuğu sordu; Peygamber: Erkeğin menisi üstün gelirse Allah'ın izniyle erkek çocuk olur.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 315a, Kitap 3, Hadis 38
Türkçe meal

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) âzatlısı Sevbân (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında ayakta duruyordum. Yahudi âlimlerinden bir âlim gelip: “Esselâmü aleyke yâ Muhammed!” dedi. Onu öyle bir ittim ki neredeyse yere yıkılacaktı. “Beni neden itiyorsun?” dedi. “‘Ey Allah'ın Resûlü’ demez misin?” dedim. Yahudi: “Biz onu ancak ailesinin ona verdiği isimle çağırırız” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Benim adım, ailemin bana verdiği isim olan Muhammed'dir” buyurdu.

Yahudi: “Sana (bazı şeyler) sormaya geldim” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Sana anlatırsam bir şey sana fayda verir mi?” buyurdu. (Yahudi): “İki kulağımla dinlerim” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındaki bir çubukla yeri çizdi ve: “Sor” buyurdu. Yahudi: “Yerin başka bir yere, göklerin de (başka göklere) çevrileceği gün insanlar nerede olacak?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Köprünün berisinde, karanlıkta olacaklar” buyurdu. (Yahudi): “(Köprüden) geçmeye ilk izin verilecek insanlar kimlerdir?” dedi. “Muhacirlerin fakirleri” buyurdu. Yahudi: “Cennete girdiklerinde onlara ikram (tuhfe) nedir?” dedi. “Balık ciğerinin fazlası (ziyâde)” buyurdu. (Yahudi): “Bunun ardından gıdaları nedir?” dedi. “Onlar için, cennetin kenarlarından yiyen cennet öküzü kesilir” buyurdu. (Yahudi): “Bunun üzerine içecekleri nedir?” dedi. “Orada Selsebîl adı verilen bir pınardan” buyurdu. (Yahudi): “Doğru söyledin” dedi.

(Sonra) dedi ki: “Sana, yeryüzündekilerden bir peygamber ya da bir iki adamdan başka kimsenin bilmediği bir şeyi sormaya geldim.” (Resûlullah): “Sana anlatırsam fayda verir mi?” buyurdu. (Yahudi): “İki kulağımla dinlerim” dedi. (Ve): “Sana çocuğu sormaya geldim” dedi. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Erkeğin suyu beyaz, kadının suyu sarıdır. İkisi birleşip erkeğin menisi kadının menisine üstün gelirse, Allah'ın izniyle (ikisi) erkek çocuk meydana getirir; kadının menisi erkeğin menisine üstün gelirse, Allah'ın izniyle (ikisi) kız çocuk meydana getirir.” Yahudi: “Doğru söyledin; sen gerçekten peygambersin” dedi, sonra dönüp gitti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu adam bana sorduklarını sordu; Allah bana bildirinceye kadar onlardan hiçbirine dair bilgim yoktu.”

Sahîh-i Müslim 315a, Kitap 3, Hadis 38

Arapça metin
حَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ، - وَهُوَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ - حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سَلاَّمٍ - عَنْ زَيْدٍ، - يَعْنِي أَخَاهُ - أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلاَّمٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو أَسْمَاءَ الرَّحَبِيُّ، أَنَّ ثَوْبَانَ، مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَدَّثَهُ قَالَ كُنْتُ قَائِمًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَ حَبْرٌ مِنْ أَحْبَارِ الْيَهُودِ فَقَالَ السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا مُحَمَّدُ . فَدَفَعْتُهُ دَفْعَةً كَادَ يُصْرَعُ مِنْهَا فَقَالَ لِمَ تَدْفَعُنِي فَقُلْتُ أَلاَ تَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ الْيَهُودِيُّ إِنَّمَا نَدْعُوهُ بِاسْمِهِ الَّذِي سَمَّاهُ بِهِ أَهْلُهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ اسْمِي مُحَمَّدٌ الَّذِي سَمَّانِي بِهِ أَهْلِي " . فَقَالَ الْيَهُودِيُّ جِئْتُ أَسْأَلُكَ . فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَيَنْفَعُكَ شَىْءٌ إِنْ حَدَّثْتُكَ " . قَالَ أَسْمَعُ بِأُذُنَىَّ فَنَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِعُودٍ مَعَهُ . فَقَالَ " سَلْ " . فَقَالَ الْيَهُودِيُّ أَيْنَ يَكُونُ النَّاسُ يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَوَاتُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُمْ فِي الظُّلْمَةِ دُونَ الْجِسْرِ " . قَالَ فَمَنْ أَوَّلُ النَّاسِ إِجَازَةً قَالَ " فُقَرَاءُ الْمُهَاجِرِينَ " . قَالَ الْيَهُودِيُّ فَمَا تُحْفَتُهُمْ حِينَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ قَالَ " زِيَادَةُ كَبِدِ النُّونِ " قَالَ فَمَا غِذَاؤُهُمْ عَلَى إِثْرِهَا قَالَ " يُنْحَرُ لَهُمْ ثَوْرُ الْجَنَّةِ الَّذِي كَانَ يَأْكُلُ مِنْ أَطْرَافِهَا " . قَالَ فَمَا شَرَابُهُمْ عَلَيْهِ قَالَ " مِنْ عَيْنٍ فِيهَا تُسَمَّى سَلْسَبِيلاً " . قَالَ صَدَقْتَ . قَالَ وَجِئْتُ أَسْأَلُكَ عَنْ شَىْءٍ لاَ يَعْلَمُهُ أَحَدٌ مِنْ أَهْلِ الأَرْضِ إِلاَّ نَبِيٌّ أَوْ رَجُلٌ أَوْ رَجُلاَنِ . قَالَ " يَنْفَعُكَ إِنْ حَدَّثْتُكَ " . قَالَ أَسْمَعُ بِأُذُنَىَّ . قَالَ جِئْتُ أَسْأَلُكَ عَنِ الْوَلَدِ قَالَ " مَاءُ الرَّجُلِ أَبْيَضُ وَمَاءُ الْمَرْأَةِ أَصْفَرُ فَإِذَا اجْتَمَعَا فَعَلاَ مَنِيُّ الرَّجُلِ مَنِيَّ الْمَرْأَةِ أَذْكَرَا بِإِذْنِ اللَّهِ وَإِذَا عَلاَ مَنِيُّ الْمَرْأَةِ مَنِيَّ الرَّجُلِ آنَثَا بِإِذْنِ اللَّهِ " . قَالَ الْيَهُودِيُّ لَقَدْ صَدَقْتَ وَإِنَّكَ لَنَبِيٌّ ثُمَّ انْصَرَفَ فَذَهَبَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَقَدْ سَأَلَنِي هَذَا عَنِ الَّذِي سَأَلَنِي عَنْهُ وَمَا لِي عِلْمٌ بِشَىْءٍ مِنْهُ حَتَّى أَتَانِيَ اللَّهُ بِهِ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 315 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü