Buheyye'nin arkadaşı Ebû Akîl şöyle anlattı:
Kâsım b. Ubeydullah ile Yahyâ b. Saîd'in yanında oturuyordum. Yahyâ, Kâsım'a şöyle dedi: “Ey Ebû Muhammed! Senin gibi birine bu dinin işlerinden bir şey sorulup da sende ondan bir bilgi ve bir ferahlık (ferec) —ya da: bir bilgi ve bir çıkış yolu (mahrec)— bulunmaması çirkin ve büyük bir şeydir.” Kâsım ona: “Bu niçin?” dedi. (Yahyâ): “Çünkü sen iki hidayet imamının, Ebû Bekir ile Ömer'in oğlusun” dedi. (Ebû Akîl) dedi ki: Kâsım ona şöyle diyordu: “Allah'ı (O'nun emrini) anlayan kimsenin nazarında bundan daha çirkini, bilgisizce söz söylemem ya da güvenilir (sika) olmayan birinden (rivayet) almamdır.” (Ebû Akîl) dedi ki: Bunun üzerine (Yahyâ) sustu ve ona cevap vermedi.
Sahîh-i Müslim Mukaddime 33, Mukaddime, Rivayet 32