Ammâr'ın teyemmümü: Ellerini yere bir kere vurup yüzünü ve ellerinin dışını mesh etmesi yeterdi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 368a, Kitap 3, Hadis 139
Türkçe meal

Şakīk (b. Seleme) şöyle anlattı:

Abdullah (b. Mes'ûd) ve Ebû Mûsâ ile birlikte oturuyordum. Ebû Mûsâ: “Ey Ebû Abdurrahman! Bir adam cünüp olsa da bir ay su bulamasa, namazı hususunda ne yapar, ne dersin?” dedi. Abdullah: “Bir ay su bulamasa bile teyemmüm etmez” dedi. Ebû Mûsâ: “Peki Mâide sûresindeki şu âyete ne dersin: ‘...su bulamazsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin’ (Mâide 5/6)?” dedi. Abdullah: “Eğer bu âyetle onlara ruhsat verilseydi, su kendilerine soğuk geldiğinde toprakla teyemmüm etmeleri yakın olurdu” dedi. Ebû Mûsâ Abdullah'a şöyle dedi: “Ammâr'ın şu sözünü işitmedin mi: ‘Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni bir iş için gönderdi; cünüp oldum ve su bulamadım. Hayvanın toprakta yuvarlandığı gibi toprakta yuvarlandım. Sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattım. Şöyle buyurdu: Ellerinle şöyle yapman sana yeterdi. Sonra ellerini yere bir kere vurdu, sonra sol elini sağının üzerine sürdü, ellerinin dışını ve yüzünü mesh etti.’” Abdullah: “Ömer'in, Ammâr'ın sözüyle yetinmediğini görmedin mi?” dedi.

Sahîh-i Müslim 368a, Kitap 3, Hadis 139

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَابْنُ نُمَيْرٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا مَعَ عَبْدِ اللَّهِ وَأَبِي مُوسَى فَقَالَ أَبُو مُوسَى يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَرَأَيْتَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً أَجْنَبَ فَلَمْ يَجِدِ الْمَاءَ شَهْرًا كَيْفَ يَصْنَعُ بِالصَّلاَةِ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لاَ يَتَيَمَّمُ وَإِنْ لَمْ يَجِدِ الْمَاءَ شَهْرًا . فَقَالَ أَبُو مُوسَى فَكَيْفَ بِهَذِهِ الآيَةِ فِي سُورَةِ الْمَائِدَةِ { فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا} فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَوْ رُخِّصَ لَهُمْ فِي هَذِهِ الآيَةِ - لأَوْشَكَ إِذَا بَرَدَ عَلَيْهِمُ الْمَاءُ أَنْ يَتَيَمَّمُوا بِالصَّعِيدِ . فَقَالَ أَبُو مُوسَى لِعَبْدِ اللَّهِ أَلَمْ تَسْمَعْ قَوْلَ عَمَّارٍ بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَاجَةٍ فَأَجْنَبْتُ فَلَمْ أَجِدِ الْمَاءَ فَتَمَرَّغْتُ فِي الصَّعِيدِ كَمَا تَمَرَّغُ الدَّابَّةُ ثُمَّ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " إِنَّمَا كَانَ يَكْفِيكَ أَنْ تَقُولَ بِيَدَيْكَ هَكَذَا " . ثُمَّ ضَرَبَ بِيَدَيْهِ الأَرْضَ ضَرْبَةً وَاحِدَةً ثُمَّ مَسَحَ الشِّمَالَ عَلَى الْيَمِينِ وَظَاهِرَ كَفَّيْهِ وَوَجْهَهُ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَوَلَمْ تَرَ عُمَرَ لَمْ يَقْنَعْ بِقَوْلِ عَمَّارٍ

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 368 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü