Şakīk (b. Seleme) şöyle anlattı:
Abdullah (b. Mes'ûd) ve Ebû Mûsâ ile birlikte oturuyordum. Ebû Mûsâ: “Ey Ebû Abdurrahman! Bir adam cünüp olsa da bir ay su bulamasa, namazı hususunda ne yapar, ne dersin?” dedi. Abdullah: “Bir ay su bulamasa bile teyemmüm etmez” dedi. Ebû Mûsâ: “Peki Mâide sûresindeki şu âyete ne dersin: ‘...su bulamazsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin’ (Mâide 5/6)?” dedi. Abdullah: “Eğer bu âyetle onlara ruhsat verilseydi, su kendilerine soğuk geldiğinde toprakla teyemmüm etmeleri yakın olurdu” dedi. Ebû Mûsâ Abdullah'a şöyle dedi: “Ammâr'ın şu sözünü işitmedin mi: ‘Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni bir iş için gönderdi; cünüp oldum ve su bulamadım. Hayvanın toprakta yuvarlandığı gibi toprakta yuvarlandım. Sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattım. Şöyle buyurdu: Ellerinle şöyle yapman sana yeterdi. Sonra ellerini yere bir kere vurdu, sonra sol elini sağının üzerine sürdü, ellerinin dışını ve yüzünü mesh etti.’” Abdullah: “Ömer'in, Ammâr'ın sözüyle yetinmediğini görmedin mi?” dedi.
Sahîh-i Müslim 368a, Kitap 3, Hadis 139