Kevser, Rabbimin bana vaad ettiği bir nehirdir; üzerinde çok hayır vardır.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 400a, Kitap 4, Hadis 56
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) aramızda iken birden hafifçe daldı. Sonra gülümseyerek başını kaldırdı. Biz: “Seni güldüren nedir, ey Allah'ın Resûlü?” dedik. “Az önce bana bir sûre indirildi” buyurdu ve şöyle okudu: “Bismillâhirrahmânirrahîm. ‘Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl soyu kesik olan, sana buğzedendir.’ (Kevser 108/1-3)” Sonra: “Kevser nedir, biliyor musunuz?” buyurdu. Biz: “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dedik. Buyurdu ki: “O, aziz ve celil olan Rabbimin bana vaad ettiği bir nehirdir; üzerinde çok hayır vardır. O, kıyamet gününde ümmetimin başına geleceği bir havuzdur; kapları yıldızların sayısıncadır. Derken onlardan bir kul (havuzdan) çekilip alınır. Ben: ‘Rabbim! O benim ümmetimdendir’ derim. (Allah): ‘Senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmezsin’ buyurur.”

İbn Hucr kendi rivayetinde “aramızda, mescitte” (ifadesini) ekledi ve “Senden sonra onun neler ihdas ettiğini (bilmezsin)” dedi.

Sahîh-i Müslim 400a, Kitap 4, Hadis 56

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، أَخْبَرَنَا الْمُخْتَارُ بْنُ فُلْفُلٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الْمُخْتَارِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ بَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ بَيْنَ أَظْهُرِنَا إِذْ أَغْفَى إِغْفَاءَةً ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ مُتَبَسِّمًا فَقُلْنَا مَا أَضْحَكَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " أُنْزِلَتْ عَلَىَّ آنِفًا سُورَةٌ " . فَقَرَأَ " بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ { إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ * فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ * إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الأَبْتَرُ} " . ثُمَّ قَالَ " أَتَدْرُونَ مَا الْكَوْثَرُ " . فَقُلْنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قَالَ " فَإِنَّهُ نَهْرٌ وَعَدَنِيهِ رَبِّي عَزَّ وَجَلَّ عَلَيْهِ خَيْرٌ كَثِيرٌ هُوَ حَوْضٌ تَرِدُ عَلَيْهِ أُمَّتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ آنِيَتُهُ عَدَدُ النُّجُومِ فَيُخْتَلَجُ الْعَبْدُ مِنْهُمْ فَأَقُولُ رَبِّ إِنَّهُ مِنْ أُمَّتِي . فَيَقُولُ مَا تَدْرِي مَا أَحْدَثَتْ بَعْدَكَ " . زَادَ ابْنُ حُجْرٍ فِي حَدِيثِهِ بَيْنَ أَظْهُرِنَا فِي الْمَسْجِدِ . وَقَالَ " مَا أَحْدَثَ بَعْدَكَ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 400 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü