Âişe: Resûlullah, Ebû Bekir'e insanlara namaz kıldırmasını emretti; Ebû Bekir onun namazına uyuyordu.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 418a, Kitap 4, Hadis 98
Türkçe meal

Ubeydullah b. Abdullah (b. Utbe) şöyle anlattı:

Âişe'nin yanına girdim ve ona: “Bana Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hastalığını anlatmaz mısın?” dedim. Şöyle dedi: Elbette. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hastalığı ağırlaştı. “İnsanlar namaz kıldı mı?” diye sordu. “Hayır, seni bekliyorlar ey Allah'ın Resûlü” dedik. “Bana leğene su koyun” buyurdu. Koyduk; yıkandı. Sonra kalkmaya davrandı, fakat bayıldı. Sonra ayıldı ve “İnsanlar namaz kıldı mı?” dedi. “Hayır, seni bekliyorlar ey Allah'ın Resûlü” dedik. “Bana leğene su koyun” dedi. Koyduk; yıkandı. Sonra kalkmaya davrandı, fakat bayıldı. Sonra ayıldı ve “İnsanlar namaz kıldı mı?” dedi. “Hayır, seni bekliyorlar ey Allah'ın Resûlü” dedik. “Bana leğene su koyun” dedi. Koyduk; yıkandı. Sonra kalkmaya davrandı, fakat bayıldı. Sonra ayıldı ve “İnsanlar namaz kıldı mı?” dedi. “Hayır, seni bekliyorlar ey Allah'ın Resûlü” dedik.

(Âişe) dedi ki: İnsanlar, yatsı namazı için Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) bekleyerek mescitte toplanmış duruyorlardı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara namaz kıldırması için Ebû Bekir'e haber gönderdi. Elçi ona gelip: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sana insanlara namaz kıldırmanı emrediyor” dedi. Yufka yürekli bir adam olan Ebû Bekir: “Ey Ömer! İnsanlara sen namaz kıldır” dedi. Ömer: “Buna sen daha lâyıksın” dedi. O günlerde onlara Ebû Bekir namaz kıldırdı.

Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendinde bir hafiflik hissetti ve biri Abbâs olan iki adamın arasında öğle namazına çıktı. Ebû Bekir insanlara namaz kıldırıyordu. Ebû Bekir onu görünce geri çekilmeye davrandı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona geri çekilmemesini işaret etti ve o ikisine: “Beni onun yanına oturtun” dedi. Onu Ebû Bekir'in yanına oturttular. Ebû Bekir ayakta, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) namazına uyarak kılıyor, insanlar da Ebû Bekir'in namazına uyarak kılıyorlardı; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ise oturuyordu.

Ubeydullah şöyle dedi: Abdullah b. Abbâs'ın yanına girdim ve ona: “Âişe'nin bana Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hastalığı hakkında anlattıklarını sana arz edeyim mi?” dedim. “Getir (anlat)” dedi. Onun hadisini kendisine arz ettim. Ondan hiçbir şeyi reddetmedi; yalnızca: “Abbâs ile birlikte olan adamın adını sana söyledi mi?” dedi. “Hayır” dedim. “O, Ali'dir” dedi.

Sahîh-i Müslim 418a, Kitap 4, Hadis 98

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ أَبِي عَائِشَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ فَقُلْتُ لَهَا أَلاَ تُحَدِّثِينِي عَنْ مَرَضِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ بَلَى ثَقُلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَصَلَّى النَّاسُ " . قُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ " . فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ " أَصَلَّى النَّاسُ " . قُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ " . فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ " أَصَلَّى النَّاسُ " . قُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ " . فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ " أَصَلَّى النَّاسُ " . فَقُلْنَا لاَ وَهُمْ يَنْتَظِرُونَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَتْ وَالنَّاسُ عُكُوفٌ فِي الْمَسْجِدِ يَنْتَظِرُونَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِصَلاَةِ الْعِشَاءِ الآخِرَةِ - قَالَتْ - فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى أَبِي بَكْرٍ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فَأَتَاهُ الرَّسُولُ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُكَ أَنْ تُصَلِّيَ بِالنَّاسِ . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ وَكَانَ رَجُلاً رَقِيقًا يَا عُمَرُ صَلِّ بِالنَّاسِ . قَالَ فَقَالَ عُمَرُ أَنْتَ أَحَقُّ بِذَلِكَ . قَالَتْ فَصَلَّى بِهِمْ أَبُو بَكْرٍ تِلْكَ الأَيَّامَ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَجَدَ مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ أَحَدُهُمَا الْعَبَّاسُ لِصَلاَةِ الظُّهْرِ وَأَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِالنَّاسِ فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ ذَهَبَ لِيَتَأَخَّرَ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ لاَ يَتَأَخَّرَ وَقَالَ لَهُمَا " أَجْلِسَانِي إِلَى جَنْبِهِ " . فَأَجْلَسَاهُ إِلَى جَنْبِ أَبِي بَكْرٍ وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي وَهُوَ قَائِمٌ بِصَلاَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَاعِدٌ . قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَدَخَلْتُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقُلْتُ لَهُ أَلاَ أَعْرِضُ عَلَيْكَ مَا حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ عَنْ مَرَضِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ هَاتِ . فَعَرَضْتُ حَدِيثَهَا عَلَيْهِ فَمَا أَنْكَرَ مِنْهُ شِيْئًا غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ أَسَمَّتْ لَكَ الرَّجُلَ الَّذِي كَانَ مَعَ الْعَبَّاسِ قُلْتُ لاَ . قَالَ هُوَ عَلِيٌّ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 418 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü