Cebrâil vahiy getirince Peygamber dilini ve dudaklarını hareket ettirirdi; bu ona ağır gelirdi.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 448a, Kitap 4, Hadis 166
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Aziz ve celil olan Allah'ın “Dilini onunla hareket ettirme” sözü hakkında şöyle dedi: Cebrâil vahiy ile Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) indiğinde, (Peygamber) dilini ve dudaklarını hareket ettirirdi; bu ona ağır gelirdi ve bu (hâl) ondan anlaşılırdı. Bunun üzerine Yüce Allah “Onu acele ile almak için dilini onunla hareket ettirme” (âyetini indirdi); (yani) onu almak için. “Şüphesiz onu toplamak ve okutmak bize aittir.” (Kıyâme 75/16-17) Yani onu senin göğsünde toplamak bize aittir; “ve okutmak” da onu okumandır. “Biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et.” (Kıyâme 75/18) (İbn Abbâs) dedi ki: (Yani) biz onu indirdiğimizde sen onu dinle. “Onu açıklamak da şüphesiz bize aittir.” (Kıyâme 75/19) (Yani) onu senin dilinle açıklamamız. Bundan sonra Cebrâil ona geldiğinde (Peygamber) başını önüne eğerdi; (Cebrâil) gidince de Allah'ın vaat ettiği gibi onu okurdu.

Sahîh-i Müslim 448a, Kitap 4, Hadis 166

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ كُلُّهُمْ عَنْ جَرِيرٍ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ، - عَنْ مُوسَى بْنِ أَبِي عَائِشَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، فِي قَوْلِهِ عَزَّ وَجَلَّ { لاَ تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ} قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا نَزَلَ عَلَيْهِ جِبْرِيلُ بِالْوَحْىِ كَانَ مِمَّا يُحَرِّكُ بِهِ لِسَانَهُ وَشَفَتَيْهِ فَيَشْتَدُّ عَلَيْهِ فَكَانَ ذَلِكَ يُعْرَفُ مِنْهُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى { لاَ تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِ} أَخْذَهُ { إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْآنَهُ} إِنَّ عَلَيْنَا أَنْ نَجْمَعَهُ فِي صَدْرِكَ . وَقُرْآنَهُ فَتَقْرَأُهُ { فَإِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْآنَهُ} قَالَ أَنْزَلْنَاهُ فَاسْتَمِعْ لَهُ { إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُ} أَنْ نُبَيِّنَهُ بِلِسَانِكَ فَكَانَ إِذَا أَتَاهُ جِبْرِيلُ أَطْرَقَ فَإِذَا ذَهَبَ قَرَأَهُ كَمَا وَعَدَهُ اللَّهُ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 448 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü