Enes: Mescid-i Nebevî'nin yapımı; Ey Neccâr oğulları! Şu bahçenizi bana satın.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 524a, Kitap 5, Hadis 13
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye geldi ve Medine'nin yukarı kısmında, kendilerine Amr b. Avf oğulları denilen bir kabilenin içine konakladı. Onların arasında on dört gece kaldı. Sonra Neccâr oğullarının ileri gelenlerine haber gönderdi; kılıçlarını kuşanmış olarak geldiler. (Enes) dedi ki: Sanki şu an Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) bakıyorum: Devesinin üzerinde, Ebû Bekir terkisinde, Neccâr oğullarının ileri gelenleri de etrafında; nihayet Ebû Eyyûb'un avlusuna indi. (Enes) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namaz onu nerede yakalarsa orada kılar, koyun ağıllarında da namaz kılardı. Sonra mescit (yapılmasını) emretti. (Enes) dedi ki: Neccâr oğullarının ileri gelenlerine haber gönderdi, geldiler. “Ey Neccâr oğulları! Şu bahçenizi bana satın” buyurdu. Onlar: “Hayır, vallahi onun bedelini ancak Allah'tan isteriz” dediler.

Enes dedi ki: Orada size söyleyeceğim şeyler vardı: Orada hurma ağaçları, müşriklerin kabirleri ve harabeler vardı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) emretti; hurma ağaçları kesildi, müşriklerin kabirleri açıldı, harabeler düzeltildi. (Enes) dedi ki: Hurma ağaçlarını kıble (tarafına) sıra hâlinde dizdiler, (kapının) iki yan direğini de taştan yaptılar. (Enes) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de onlarla birlikteyken recez söylüyorlar ve şöyle diyorlardı: “Allah'ım! Hayır ancak âhiretin hayrıdır; Ensâr'a ve Muhâcirlere yardım et.”

Sahîh-i Müslim 524a, Kitap 5, Hadis 13

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَشَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ الْوَارِثِ، - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ الضُّبَعِيِّ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدِمَ الْمَدِينَةَ فَنَزَلَ فِي عُلْوِ الْمَدِينَةِ فِي حَىٍّ يُقَالُ لَهُمْ بَنُو عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ . فَأَقَامَ فِيهِمْ أَرْبَعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً ثُمَّ إِنَّهُ أَرْسَلَ إِلَى مَلإِ بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا مُتَقَلِّدِينَ بِسُيُوفِهِمْ - قَالَ - فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ وَأَبُو بَكْرٍ رِدْفُهُ وَمَلأُ بَنِي النَّجَّارِ حَوْلَهُ حَتَّى أَلْقَى بِفِنَاءِ أَبِي أَيُّوبَ - قَالَ - فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ وَيُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ ثُمَّ إِنَّهُ أَمَرَ بِالْمَسْجِدِ قَالَ فَأَرْسَلَ إِلَى مَلإِ بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا فَقَالَ " يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي بِحَائِطِكُمْ هَذَا " . قَالُوا لاَ وَاللَّهِ لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ . قَالَ أَنَسٌ فَكَانَ فِيهِ مَا أَقُولُ كَانَ فِيهِ نَخْلٌ وَقُبُورُ الْمُشْرِكِينَ وَخِرَبٌ . فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالنَّخْلِ فَقُطِعَ وَبِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ فَنُبِشَتْ وَبِالْخِرَبِ فُسُوِّيَتْ - قَالَ - فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةً وَجَعَلُوا عِضَادَتَيْهِ حِجَارَةً - قَالَ - فَكَانُوا يَرْتَجِزُونَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَهُمْ وَهُمْ يَقُولُونَ اللَّهُمَّ إِنَّهُ لاَ خَيْرَ إِلاَّ خَيْرُ الآخِرَهْ فَانْصُرِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَهْ

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 524 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü