Cibrîl hadisi (Ebû Hüreyre): İman, Allah'a, meleklerine, kitabına, O'na kavuşmaya ve peygamberlerine iman etmendir.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 8e, Kitap 1, Hadis 5
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir gün Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanların arasında açıkta bulunuyordu. Bir adam ona gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! İman nedir?” dedi. (Resûlullah): “Allah'a, meleklerine, kitabına, O'na kavuşmaya ve peygamberlerine iman etmen, son dirilişe de iman etmendir” buyurdu. (Adam): “Ey Allah'ın Resûlü! İslâm nedir?” dedi. (Resûlullah): “İslâm, Allah'a ibadet etmen ve ona hiçbir şeyi ortak koşmaman, farz namazı kılman, farz kılınan zekâtı vermen ve ramazan orucunu tutmandır” buyurdu. (Adam): “Ey Allah'ın Resûlü! İhsan nedir?” dedi. (Resûlullah): “Allah'a, onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir; çünkü sen onu görmesen de o seni görür” buyurdu. (Adam): “Ey Allah'ın Resûlü! Kıyamet ne zaman?” dedi. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Kendisine sorulan, bunu sorandan daha iyi bilen değildir. Fakat sana onun alametlerinden haber vereyim: Cariye efendisini doğurduğu zaman, işte bu onun alametlerindendir. Çıplak, yalınayak kimseler insanların başları olduğu zaman, işte bu onun alametlerindendir. Küçükbaş hayvan çobanları bina yükseltmede yarıştıkları zaman, işte bu onun alametlerindendir. (Kıyamet), Allah'tan başka kimsenin bilmediği beş şey içindedir.” Sonra (sallallahu aleyhi ve sellem) şu âyeti okudu: “Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz Allah katındadır. Yağmuru o indirir, rahimlerde olanı o bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, her şeyden haberdardır.” (Lokmân 31/34)

(Ebû Hüreyre) dedi ki: Sonra adam dönüp gitti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Adamı bana geri getirin” buyurdu. Onu geri getirmek için davrandılar, fakat hiçbir şey göremediler. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu Cibrîl'di; insanlara dinlerini öğretmek için gelmişti” buyurdu.

Sahîh-i Müslim 8e, Kitap 1, Hadis 5

Arapça metin
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي حَيَّانَ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا بَارِزًا لِلنَّاسِ فَأَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الإِيمَانُ قَالَ " أَنْ تُؤْمِنَ بِاللَّهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكِتَابِهِ وَلِقَائِهِ وَرُسُلِهِ وَتُؤْمِنَ بِالْبَعْثِ الآخِرِ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الإِسْلاَمُ قَالَ " الإِسْلاَمُ أَنْ تَعْبُدَ اللَّهَ وَلاَ تُشْرِكَ بِهِ شَيْئًا وَتُقِيمَ الصَّلاَةَ الْمَكْتُوبَةَ وَتُؤَدِّيَ الزَّكَاةَ الْمَفْرُوضَةَ وَتَصُومَ رَمَضَانَ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الإِحْسَانُ قَالَ " أَنْ تَعْبُدَ اللَّهَ كَأَنَّكَ تَرَاهُ فَإِنَّكَ إِنْ لاَ تَرَاهُ فَإِنَّهُ يَرَاكَ " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ " مَا الْمَسْئُولُ عَنْهَا بِأَعْلَمَ مِنَ السَّائِلِ وَلَكِنْ سَأُحَدِّثُكَ عَنْ أَشْرَاطِهَا إِذَا وَلَدَتِ الأَمَةُ رَبَّهَا فَذَاكَ مِنْ أَشْرَاطِهَا وَإِذَا كَانَتِ الْعُرَاةُ الْحُفَاةُ رُءُوسَ النَّاسِ فَذَاكَ مِنْ أَشْرَاطِهَا وَإِذَا تَطَاوَلَ رِعَاءُ الْبَهْمِ فِي الْبُنْيَانِ فَذَاكَ مِنْ أَشْرَاطِهَا فِي خَمْسٍ لاَ يَعْلَمُهُنَّ إِلاَّ اللَّهُ " . ثُمَّ تَلاَ صلى الله عليه وسلم { إِنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الأَرْحَامِ وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًا وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ} " . قَالَ ثُمَّ أَدْبَرَ الرَّجُلُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رُدُّوا عَلَىَّ الرَّجُلَ " . فَأَخَذُوا لِيَرُدُّوهُ فَلَمْ يَرَوْا شَيْئًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَذَا جِبْرِيلُ جَاءَ لِيُعَلِّمَ النَّاسَ دِينَهُمْ " .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 8 e metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü