Ömer b. el-Hattâb (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Hişâm b. Hakîm b. Hizâm'ı Furkân sûresini benim okuduğumdan farklı bir şekilde okurken işittim; oysa onu bana Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) okutmuştu. Neredeyse ona hemen çıkışacaktım; sonra (namazını) bitirinceye kadar ona mühlet verdim. Sonra ridâsını boynuna dolayıp onu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdim ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Bunu, Furkân sûresini senin bana okuttuğundan farklı bir şekilde okurken işittim” dedim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onu bırak. Oku!” buyurdu. O da onu okurken işittiğim kıraatle okudu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Böyle indirildi” buyurdu. Sonra bana: “Oku!” buyurdu; ben de okudum. “Böyle indirildi. Bu Kur'an yedi harf üzere indirilmiştir; ondan kolayınıza geleni okuyun” buyurdu.
Sahîh-i Müslim 818a, Kitap 6, Hadis 327
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدٍ الْقَارِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، يَقُولُ سَمِعْتُ هِشَامَ بْنَ، حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ يَقْرَأُ سُورَةَ الْفُرْقَانِ عَلَى غَيْرِ مَا أَقْرَؤُهَا وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقْرَأَنِيهَا فَكِدْتُ أَنْ أَعْجَلَ عَلَيْهِ ثُمَّ أَمْهَلْتُهُ حَتَّى انْصَرَفَ ثُمَّ لَبَّبْتُهُ بِرِدَائِهِ فَجِئْتُ بِهِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي سَمِعْتُ هَذَا يَقْرَأُ سُورَةَ الْفُرْقَانِ عَلَى غَيْرِ مَا أَقْرَأْتَنِيهَا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَرْسِلْهُ اقْرَأْ " . فَقَرَأَ الْقِرَاءَةَ الَّتِي سَمِعْتُهُ يَقْرَأُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَكَذَا أُنْزِلَتْ " . ثُمَّ قَالَ لِيَ " اقْرَأْ " . فَقَرَأْتُ فَقَالَ " هَكَذَا أُنْزِلَتْ إِنَّ هَذَا الْقُرْآنَ أُنْزِلَ عَلَى سَبْعَةِ أَحْرُفٍ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ " .