Kur'an kalbe düşüp oraya yerleştiğinde fayda verir.

Kaynak
Sahîh-i Müslim 822a, Kitap 6, Hadis 336
Türkçe meal

Ebû Vâil şöyle rivayet etti:

Nehîk b. Sinân denilen bir adam Abdullah'a (b. Mes'ûd) gelip: “Ey Ebû Abdurrahman! Bu harfi nasıl okuyorsun; onu elif olarak mı buluyorsun, yoksa ye olarak mı: 'min māin ğayri āsin' mi, yoksa 'min māin ğayri yāsin' mi? (Muhammed 47/15)” dedi. Abdullah: “Bundan başka Kur'an'ın tamamını ezberledin mi?” dedi. “Ben mufassal sûreleri bir rekâtta okurum” dedi. Abdullah şöyle dedi: “Şiiri hızlı hızlı okur gibi (okuyorsun) değil mi? Öyle topluluklar vardır ki Kur'an'ı okurlar, (ama) köprücük kemiklerini geçmez. Fakat o, kalbe düşüp oraya yerleştiğinde fayda verir. Namazın en faziletlisi rükû ve secdedir. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) her rekâtta ikişer sûre olarak birleştirdiği benzer sûreleri ben bilirim.” Sonra Abdullah kalktı; Alkame de arkasından içeri girdi, sonra çıktı ve “Onları bana haber verdi” dedi.

İbn Numeyr rivayetinde “Becîle oğullarından bir adam Abdullah'a geldi” dedi; “Nehîk b. Sinân” demedi.

Sahîh-i Müslim 822a, Kitap 6, Hadis 336

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ جَمِيعًا عَنْ وَكِيعٍ، - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ نَهِيكُ بْنُ سِنَانٍ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَيْفَ تَقْرَأُ هَذَا الْحَرْفَ أَلِفًا تَجِدُهُ أَمْ يَاءً مِنْ مَاءٍ غَيْرِ آسِنٍ أَوْ مِنْ مَاءٍ غَيْرِ يَاسِنٍ قَالَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ وَكُلَّ الْقُرْآنِ قَدْ أَحْصَيْتَ غَيْرَ هَذَا قَالَ إِنِّي لأَقْرَأُ الْمُفَصَّلَ فِي رَكْعَةٍ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ هَذًّا كَهَذِّ الشِّعْرِ إِنَّ أَقْوَامًا يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ تَرَاقِيَهُمْ وَلَكِنْ إِذَا وَقَعَ فِي الْقَلْبِ فَرَسَخَ فِيهِ نَفَعَ إِنَّ أَفْضَلَ الصَّلاَةِ الرُّكُوعُ وَالسُّجُودُ إِنِّي لأَعْلَمُ النَّظَائِرَ الَّتِي كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرُنُ بَيْنَهُنَّ سُورَتَيْنِ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ . ثُمَّ قَامَ عَبْدُ اللَّهِ فَدَخَلَ عَلْقَمَةُ فِي إِثْرِهِ ثُمَّ خَرَجَ فَقَالَ قَدْ أَخْبَرَنِي بِهَا . قَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ فِي رِوَايَتِهِ جَاءَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي بَجِيلَةَ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ وَلَمْ يَقُلْ نَهِيكُ بْنُ سِنَانٍ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 822 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü