Onu söyleyip söylemediğini bilmek için kalbini yarıp baksaydın ya!

Kaynak
Sahîh-i Müslim 96a, Kitap 1, Hadis 183
Türkçe meal

Üsâme b. Zeyd (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bizi bir seriyyede gönderdi. Sabahleyin Cüheyne'nin Hurakât (koluna) baskın yaptık. Bir adama yetiştim; “Lâ ilâhe illallah” dedi. Ona (mızrakla) vurdum. Bu, içime dert oldu; bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “‘Lâ ilâhe illallah’ dedi de onu öldürdün mü?” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O bunu ancak silahtan korktuğu için söyledi” dedim. “Onu söyleyip söylemediğini bilmek için kalbini yarıp baksaydın ya!” buyurdu. Bunu bana o kadar tekrarladı ki, keşke o gün Müslüman olsaydım diye temenni ettim.

(Râvi) dedi ki: Sa'd (b. Ebû Vakkâs) şöyle dedi: “Vallahi ben de, şu küçük karınlı -yani Üsâme- öldürmedikçe hiçbir Müslümanı öldürmem.” Bir adam: “Allah, ‘Fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın’ (Enfâl 8/39) demiyor mu?” dedi. Sa'd şöyle dedi: “Biz fitne olmasın diye savaştık; sen ve arkadaşların ise fitne olsun diye savaşmak istiyorsunuz.”

Sahîh-i Müslim 96a, Kitap 1, Hadis 183

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي ظِبْيَانَ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، وَهَذَا، حَدِيثُ ابْنِ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ بَعَثَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَرِيَّةٍ فَصَبَّحْنَا الْحُرَقَاتِ مِنْ جُهَيْنَةَ فَأَدْرَكْتُ رَجُلاً فَقَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ . فَطَعَنْتُهُ فَوَقَعَ فِي نَفْسِي مِنْ ذَلِكَ فَذَكَرْتُهُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَقَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَقَتَلْتَهُ " . قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا قَالَهَا خَوْفًا مِنَ السِّلاَحِ . قَالَ " أَفَلاَ شَقَقْتَ عَنْ قَلْبِهِ حَتَّى تَعْلَمَ أَقَالَهَا أَمْ لاَ " . فَمَازَالَ يُكَرِّرُهَا عَلَىَّ حَتَّى تَمَنَّيْتُ أَنِّي أَسْلَمْتُ يَوْمَئِذٍ . قَالَ فَقَالَ سَعْدٌ وَأَنَا وَاللَّهِ لاَ أَقْتُلُ مُسْلِمًا حَتَّى يَقْتُلَهُ ذُو الْبُطَيْنِ . يَعْنِي أُسَامَةَ قَالَ قَالَ رَجُلٌ أَلَمْ يَقُلِ اللَّهُ { وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ كُلُّهُ لِلَّهِ} فَقَالَ سَعْدٌ قَدْ قَاتَلْنَا حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَأَنْتَ وَأَصْحَابُكَ تُرِيدُونَ أَنْ تُقَاتِلُوا حَتَّى تَكُونَ فِتْنَةٌ .

Hata bildir

Sahîh-i Müslim 96 a metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü