Câbir b. Abdullah el-Ensârî (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Hakkını yerine getirmeyen hiçbir deve sahibi yoktur ki, kıyamet günü develer hiç olmadıkları kadar çok olarak gelmesin ve o, onlar için geniş, düz bir yere oturtulmasın; develer ayakları ve tabanlarıyla üzerinde koşuşur. Hakkını yerine getirmeyen hiçbir sığır sahibi yoktur ki, kıyamet günü sığırlar hiç olmadıkları kadar çok olarak gelmesin ve o, onlar için geniş, düz bir yere oturtulmasın; onu boynuzlarıyla süser, ayaklarıyla çiğnerler. Hakkını yerine getirmeyen hiçbir koyun sahibi yoktur ki, kıyamet günü koyunlar hiç olmadıkları kadar çok olarak gelmesin ve o, onlar için geniş, düz bir yere oturtulmasın; onu boynuzlarıyla süser, tırnaklarıyla çiğnerler; aralarında boynuzsuz ya da boynuzu kırık olan bulunmaz. Hakkını yerine getirmeyen hiçbir hazine sahibi yoktur ki, kıyamet günü hazinesi kel (zehirli) bir yılan olarak gelip ağzını açmış hâlde onu takip etmesin. Yanına gelince ondan kaçar. Yılan ona: 'Sakladığın hazineni al; ben ona muhtaç değilim' diye seslenir. Ondan kurtuluş olmadığını görünce elini onun ağzına sokar, o da onu erkek devenin çiğnemesi gibi çiğner.”
Ebü'z-Zübeyr dedi ki: Ubeyd b. Umeyr'i bu sözü söylerken işittim. Sonra bunu Câbir b. Abdullah'a sorduk, o da Ubeyd b. Umeyr'in sözü gibi söyledi. Ebü'z-Zübeyr dedi ki: Ubeyd b. Umeyr'i şöyle derken işittim: Bir adam: “Ey Allah'ın Resûlü! Devenin hakkı nedir?” dedi. Şöyle buyurdu: “Su başında sağılması, kovasının ödünç verilmesi, aygırının (çiftleşme için) ödünç verilmesi, sütünden yararlanmak üzere bağışlanması ve Allah yolunda üzerine (binek olarak) yük yüklenmesidir.”
Sahîh-i Müslim 988a, Kitap 12, Hadis 33