Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kabristana çıktı ve şöyle buyurdu: “es-Selâmü aleyküm dâra kavmin mü'minîn, ve innâ in şâallâhu biküm lâhikûn (Selam size, ey mümin kavmin yurdu! Allah dilerse biz de size katılacağız). Keşke kardeşlerimizi görmüş olsaydım.” “Ey Allah'ın Resûlü, biz senin kardeşlerin değil miyiz?” dediler. Buyurdu ki: “Bilakis siz benim ashâbımsınız. Kardeşlerim henüz gelmemiş olanlardır. Ben havuz başında onların öncüsüyüm.” “Ey Allah'ın Resûlü, senden sonra ümmetinden gelecekleri nasıl tanıyacaksın?” dediler. Buyurdu ki: “Söyle bakalım, bir adamın kapkara ve hiç nişansız atlar arasında alnı ak, ayakları beyaz atları olsa, kendi atlarını tanımaz mı?” “Evet” dediler. Buyurdu ki: “Onlar kıyamet günü abdest sebebiyle alınları ak, el ve ayakları bembeyaz olarak gelecekler. Ben havuz başında onların öncüsüyüm.”
Sünen-i Nesâî 150, Kitap 1, Hadis 151