Resûlullah minberden inmeden yağmurun sakalından süzüldüğünü gördüm.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 1528, Kitap 17, Hadis 25
Sahih
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında insanlar kıtlığa uğradı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir cuma günü minberde hutbe okurken bir bedevî kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Mallar helak oldu, çoluk çocuk aç kaldı; bizim için Allah'a dua et” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ellerini kaldırdı. O sırada gökte bir bulut parçası bile görmüyorduk. Canım elinde olana yemin olsun ki ellerini indirmeden dağlar gibi bulutlar yükseldi. Sonra minberinden inmeden yağmurun sakalından süzüldüğünü gördüm. O gün, ertesi gün, ondan sonraki gün ve bir sonraki cumaya kadar üzerimize yağmur yağdı. Sonra o bedevî -ya da başka biri- kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Binalar yıkıldı, mallar suya gömüldü; bizim için Allah'a dua et” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ellerini kaldırıp: “Allah'ım! Etrafımıza, üzerimize değil” buyurdu. Eliyle bulutun hangi tarafına işaret ettiyse o taraf açılıyordu. Sonunda Medine, (etrafı bulutla çevrili) bir açıklık gibi kaldı. (Kanât) vadisi sel olup aktı. Herhangi bir taraftan gelen herkes mutlaka bol yağmurdan haber verdi.

Sünen-i Nesâî 1528, Kitap 17, Hadis 25

Arapça metin
أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو عَمْرٍو الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ أَصَابَ النَّاسُ سَنَةٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَبَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ عَلَى الْمِنْبَرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَامَ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلَكَ الْمَالُ وَجَاعَ الْعِيَالُ فَادْعُ اللَّهَ لَنَا . فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ وَمَا نَرَى فِي السَّمَاءِ قَزَعَةً وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا وَضَعَهَا حَتَّى ثَارَ سَحَابٌ أَمْثَالُ الْجِبَالِ ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ عَنْ مِنْبَرِهِ حَتَّى رَأَيْتُ الْمَطَرَ يَتَحَادَرُ عَلَى لِحْيَتِهِ فَمُطِرْنَا يَوْمَنَا ذَلِكَ وَمِنَ الْغَدِ وَالَّذِي يَلِيهِ حَتَّى الْجُمُعَةِ الأُخْرَى فَقَامَ ذَلِكَ الأَعْرَابِيُّ أَوْ قَالَ غَيْرَهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ تَهَدَّمَ الْبِنَاءُ وَغَرِقَ الْمَالُ فَادْعُ اللَّهَ لَنَا . فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ فَقَالَ " اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا " . فَمَا يُشِيرُ بِيَدِهِ إِلَى نَاحِيَةٍ مِنَ السَّحَابِ إِلاَّ انْفَرَجَتْ حَتَّى صَارَتِ الْمَدِينَةُ مِثْلَ الْجَوْبَةِ وَسَالَ الْوَادِي وَلَمْ يَجِئْ أَحَدٌ مِنْ نَاحِيَةٍ إِلاَّ أَخْبَرَ بِالْجَوْدِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 1528 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü