Getirdiğine iman ettim; ben kavmimin elçisi Dımâm b. Sa'lebe'yim.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 2092, Kitap 22, Hadis 3
Sahih
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Biz mescitte otururken bir adam devesinin üstünde geldi; deveyi mescitte çöktürdü, sonra bağladı ve onlara “Hanginiz Muhammed?” dedi. —Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de aralarında (bir yere) yaslanmış oturuyordu.— Ona “Şu yaslanmış oturan beyaz adam” dedik. Adam ona “Ey Abdülmuttalib'in oğlu!” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona “Seni dinliyorum (cevap verdim)” buyurdu. Adam “Ey Muhammed! Sana sorular soracağım ve sorarken sert davranacağım; içinde bir kırgınlık duyma” dedi. (Peygamber) “Aklına geleni sor” buyurdu. Adam “Senin Rabbin ve senden öncekilerin Rabbi adına sana yemin vererek soruyorum: Seni bütün insanlara Allah mı gönderdi?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “Allah adına sana yemin vererek soruyorum: Gün ve gecede beş vakit namaz kılmanı sana Allah mı emretti?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “Allah adına sana yemin vererek soruyorum: Yılın bu ayında oruç tutmanı sana Allah mı emretti?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “Allah adına sana yemin vererek soruyorum: Bu sadakayı zenginlerimizden alıp fakirlerimize dağıtmanı sana Allah mı emretti?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. Bunun üzerine adam şöyle dedi: “Getirdiğine iman ettim. Ben kavmimden geride kalanların elçisiyim. Ben, Sa'd b. Bekir oğullarından Dımâm b. Sa'lebe'yim.”

Ya'kûb b. İbrâhîm ona muhalefet etti.

Sünen-i Nesâî 2092, Kitap 22, Hadis 3

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، عَنِ اللَّيْثِ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ بَيْنَا نَحْنُ جُلُوسٌ فِي الْمَسْجِدِ جَاءَ رَجُلٌ عَلَى جَمَلٍ فَأَنَاخَهُ فِي الْمَسْجِدِ ثُمَّ عَقَلَهُ فَقَالَ لَهُمْ أَيُّكُمْ مُحَمَّدٌ - وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُتَّكِئٌ بَيْنَ ظَهْرَانَيْهِمْ - قُلْنَا لَهُ هَذَا الرَّجُلُ الأَبْيَضُ الْمُتَّكِئُ فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ يَا ابْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ . فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قَدْ أَجَبْتُكَ " . فَقَالَ الرَّجُلُ إِنِّي سَائِلُكَ يَا مُحَمَّدُ فَمُشَدِّدٌ عَلَيْكَ فِي الْمَسْأَلَةِ فَلاَ تَجِدَنَّ فِي نَفْسِكَ . قَالَ " سَلْ مَا بَدَا لَكَ " . فَقَالَ الرَّجُلُ نَشَدْتُكَ بِرَبِّكَ وَرَبِّ مَنْ قَبْلَكَ آللَّهُ أَرْسَلَكَ إِلَى النَّاسِ كُلِّهِمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ نَعَمْ " . قَالَ فَأَنْشُدُكَ اللَّهَ آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ تُصَلِّيَ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسَ فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ نَعَمْ " . قَالَ فَأَنْشُدُكَ اللَّهَ آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ تَصُومَ هَذَا الشَّهْرَ مِنَ السَّنَةِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ نَعَمْ " . قَالَ فَأَنْشُدُكَ اللَّهَ آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ تَأْخُذَ هَذِهِ الصَّدَقَةَ مِنْ أَغْنِيَائِنَا فَتَقْسِمَهَا عَلَى فُقَرَائِنَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ نَعَمْ " . فَقَالَ الرَّجُلُ آمَنْتُ بِمَا جِئْتَ بِهِ وَأَنَا رَسُولُ مَنْ وَرَائِي مِنْ قَوْمِي وَأَنَا ضِمَامُ بْنُ ثَعْلَبَةَ أَخُو بَنِي سَعْدِ بْنِ بَكْرٍ . خَالَفَهُ يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 2092 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü