Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabıyla birlikteyken çöl halkından bir adam gelip “Hanginiz Abdülmuttalib'in oğlu?” dedi. “Şu dirseğine yaslanmış emğar (adam)” dediler. —Hamza dedi ki: Emğar, kırmızıya çalan beyaz demektir.— (Adam) “Sana sorular soracağım ve sorarken sert davranacağım” dedi. (Peygamber) “Aklına geleni sor” buyurdu. (Adam) “Senin Rabbin, senden öncekilerin Rabbi ve senden sonrakilerin Rabbi adına soruyorum: Seni Allah mı gönderdi?” dedi. “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “O'nun adına sana yemin vererek soruyorum: Her gün ve gecede beş vakit namaz kılmanı sana Allah mı emretti?” dedi. “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “O'nun adına sana yemin vererek soruyorum: Zenginlerimizin mallarından alıp fakirlerimize geri vermeni sana Allah mı emretti?” dedi. “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “O'nun adına sana yemin vererek soruyorum: On iki aydan bu ayda oruç tutmanı sana Allah mı emretti?” dedi. “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. “O'nun adına sana yemin vererek soruyorum: Yoluna gücü yetenin bu Beyt'i haccetmesini sana Allah mı emretti?” dedi. “Allah'ım (şahit ol), evet” buyurdu. (Adam) “Ben iman ettim ve tasdik ettim. Ben Dımâm b. Sa'lebe'yim” dedi.
Sünen-i Nesâî 2094, Kitap 22, Hadis 5